Sivil toplum kuruluşlarında, siyaset kurumlarında görev almak için aranan belli kriterler var.

Üye olmak, üyelik sonrası kabul görebilmek… vs vs.

Bunların dışında birde soyadınızla bir yere gelebiliyorsunuz.

Etkin ve yetkin isimlerin gölgesinde yol alınması durumu da epey geçer akçe…

Niye bunları yazıyorum.

Ekim ayının başında yapılacak SATSO seçimleri öncesi destek ziyaretlerine, komitelerde görev alan isimlerin diyaloglarına tanık oluyoruz.

Bazılarını görünce aynen şöyle diyorum. “Bunlar söz sahibi olacaksa SATSO’da şehrin geleceğinde vay halimize”

Kendi kendimi telkin edip, sakin olmaya gayret ediyorum.

Adam SATSO meclisine aday. Hayatının hiçbir döneminde mücadelesi olmamış. Ne şirket kurup geliştirmiş ne de başka bir becerisi yok. Babasının, ağabeyinin gölgesinde ticarette bir yere gelmiş.

Şimdi de yeni bir kartviziti olsun istiyor.

Örnek vermemi istediğinizi duyar gibiyim. Murat Ekşi 34. Meslek Komitesinden yani inşaatçılardan SATSO meclisine aday. Sektörde tanınmış aile büyükleri komitede oyu olan firmaları arayıp destek isteyecek, Murat Ekşi’de kollarını sıvadığı beyaz gömleğiyle fotoğraf çekilip yarışa girecek.

Hemen belirteyim mesele sadece Murat Ekşi meselesi değil. Murat Ekşi sadece bir örnek. SATSO’ya ne katkısı olur, tanımadığı sektör temsilcilerinin hangi derdine derman olur? Bunlara bakılmaksızın oy istenecek veya oy verilecek.

Dediğim gibi mesele sadece Murat Ekşi meselesi değil. Soyadından dolayı birçoğumuzun bildiği isim olduğu için Murat Ekşi örneğini verdim. SATSO’da yarışa giren isimler arasında benzer durumda olan başka isimlerde var.

SATSO’da oy kullanacak işletme sahipleri aidat borcunun ödenmesine tav olup oyunun rengini değiştirirse,

SATSO’da oy kullanırken birilerinin gölgesinde seçime girenlerin kuruma katkısı olup olmayacağını sorgulamaz ise sonrasında ağlanmaya hakkı olamaz.

SATSO’da oy kullanırken, yaşadığımız şehre katkı sunduğumuz gerçeğiyle hareket edersek görevimizi yerine getirmiş oluruz.

Meslek komitelerinde yarışa girenler şucu ya da bucu olmak zorunda mı? Kendi meslek grubundan seçilip meclise girmek ardından da yönetime talip olanlar arasında en doğrusunu tercih etmek daha doğru bir yaklaşım değil mi?

Yapacaklarını anlatmak yerine rakiplerine kara çalmayı tercih edenlerin bu şehre verebilecekleri bir şeyin olmadığını sadece ben mi görüyorum.

Sözün özü, ağalar siz kartvizitinize yeni unvan yazacaksınız diye yıllarca komşuluk yapan insanlar arasına nifak sokmaya hakkınız yok.

SATSO şehirde 17 bin civarında işletmenin üye olduğu büyük bir kurum. Bu kuruma, şehre katkınız olmayacaksa gidin ötede oynayın.