Günlerdir oluşan beklentinin karşılığı bu mu?

Ülke kıpkırmızı olmuş…

Ramazan ayına 10 gün kalmış.

Cumartesi günleri yasaklanmış…

Bu duruma sevinmek gerekir mi?

Ama olsun. Hükümet Sakarya için kararını verdi. Daha doğrusu Sakarya’yı da kapsayan yeni bir karar aldı.

Hafta içi kafe ve restoranlar açıldı. Kapasite yüzde 50… Muhtemelen bu kriterin çok bir önemi olmayacak “Ama olsun açıldık” demeliyiz mi?

Yoksa “Ağam bizimle eğleniyor mu?” Demeliyiz…

Kim ne derse desin. Bu kadarcık bir açılma bile esnafın yüzünde tebessüme sebep oldu. Hiç açılmamak üzere kapananları saymıyorum. Onların vebalini elbet birileri ödeyecek.

Sakarya’yı da kapsayan karar sonrası ilk aklıma gelenleri sıralıyorum.

-Demek ki her yer kıpkırmızıyken açılabiliyormuş dükkânlar.

-Demek ki her şey bilimsel verilere dayanmıyormuş.

-Hükümet esnafın gazını almayı başarabildi mi?

-Kafe-restoranlar kapalıyken virüsün yayılımı hızla devam ettiyse günah keçisi işletmeler değilmiş…

-AK Parti’nin büyük kongresi tamamlandı, cumartesi yasakları geri geldi…

Kafamda deli düşünceler elbette bunlarla sınırlı değil.

-Kahvehaneler ne yapacak? Acaba paket servisle okey, batak hizmeti vermeleriyle ilgili bir düşünce geliştirilecek mi?

Bütün bunların aksine Ramazan ayında esnaf zaten gün içerisinde işletmesini açmıyordu. (İstisnalar hariç) En azından iftar sonrası yüzde 50 kapasite ile hizmet vermeleri düşünülemez mi?

Her yer kıpkırmızı iken gelen açılma kararı, iftar sonrasında olmak üzere uygulanamaz mı?

Bu sürecin en ağır hasar gören kesimi tartışmasız hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmeler. Devletin sadakasından pardon desteğinden en az faydalananlarda onlar. Ramazan ayında iftar sonrası yüzde 50 kapasite ile işletmelerin hizmet vermesine olanak sağlanmalı….

Dün verilen kararın bilimsel dayanağı olmadığını gördük. Batan işletme sayısını artırmamak için böyle bir kararın düşünülmesini öneririm.

Renk skalasında her yer kıpkırmızı olduğunda gelen açılma kararını da düşünerek “işletmeler iftardan sonra açılsın” diyorum…