Kadınlar öldürülüyor, tacize uğruyor ama kimse bir şey yapmıyor ya da yapmak istemiyor. Kadınları rahat bırakın.
Kadınlar öldürülüyor, tecavüze uğruyor, şiddete uğruyor, işkenceye maruz kalıyor. Sadece kadınlar mı çocuklarda bütün bunlara maruz kalıyor. Her gün bir kadın cinayeti ve çocuk istismarı haberi manşetlerden inmiyor. Zanlılar yakalanıyor belki ama değişmesine rağmen hala yetersiz olan, caydırıcı olmayan cezalar yüzünden, toplumda kadına karşı değişmeyen bakış açıları, yetersiz eğitim yüzünden her gün bir yenisi ekleniyor haberlere.
Kadınlar öldürülüyor; kadının giydiği giymediği, konuştuğu konuşmadığı, sustuğu susmadığı, evet dediği hayır dediği, her şey haksız tahrik indiriminin mezesi haline geliyor. İster sokakta, ister işte, ister evde; giyiminden gülüşüne her hareketine müdahale edilecek bir ilişkiler ağı içinde kadınlar yaşamaya değil sağ kalmaya çalışıyor. İyi hal indirimleri, tecavüzleri, istismarları önlemiyor. Biz öncelikle toplumda yer etmiş ‘erkek egemen bakış açısı’ ile savaşmalıyız.
Sadece yasalar da yetmez, aile içi eğitim de çok önemli. Erkek çocuklara ‘sen erkek adamsın’ cümlesiyle başlayan onu üstün gören yaklaşımlardan kaçınmak gerekli.
Kadınlara yönelik şiddetin başlıca nedeninin erkek egemen bakış açısı ve ekonomik sorunlar olduğunu herkes biliyor. Gelir dağılımındaki adaletsizliğe, yoksulluğa, sosyal güvenlikten yoksunluk hem şiddeti hazırlamakta, var olan eşitsizliği beslemekte, hem de kadınların hayatını çekilmez kılmaktadır. Kadınların sosyal politikalara ihtiyacı var. Devletler ve hükümetler alacakları her ekonomik kararda kadınları öncelikli olarak düşünmeli, çalışma hayatına katılmalarına dönük yatırım ve projeleri acilen gerçekleştirmelidir.
Kadınlar artık öldürülmek, dayak yemek, tecavüze, tacize uğramak istemiyor. Artık yeter değip eylem yapmanın, basın açıklaması yapmanın ötesinde bir şeyler yapmak gerekiyor. Artık kadınları rahat bırakın.