Akıllarda yine türlü türlü sorularla,
Başladı yeni eğitim-öğretim yılı.
Okulların açılmasıyla,
Tıpkı birçoklarınız gibi,
Algıları inanılmaz açılmış,
Kaygıları gökle bir olmuş,
Olasılık hesapları konusunda kendini aşmış,
Olabilecekleri düşündükçe telaşı üst seviyelere varmış,
Eğitim sistemi içerisinde yer alan her alanda,
Her anlamdaki ani değişikliklerden,
Süreklilik isteyen yerlerdeki anlık değişimlerden artık çok çok bunalmış,
Sistem içerisindeki sistemsizliğin yorgunu bir veli,
Duyguları karmakarışık bir anneyim ben de.
....
Hele de bu yaz,
Yangınlara,
Sellere ne kadar hazırlıklı olduğumuzu anlamış,
Süreçleri yönetenlerin,
Konuya olan yaklaşımlarını,
Durama olan hassasiyetlerini bu kadar yakından ve iyi görebilmiş,
Tanık olduklarımızla küçük dillerimizden olmuşken daha da bir başka bakıyoruz elbette şu "Eğitim-Öğretime hazırız" söylemlerine.
....
Böylesi kritik bir dönemde,
Okullara yeterli öğretmen bile atanamadığı,
Derslik sayısının arttırılamadığı,
Mevcutların azaltılamadığı,
Okulların fiziki koşullarının iyileştirilemediği,
Okullara gerekli hizmetlerin götürülemediği (özellikle temizlik konusunda) gerçekleri bu kadar su yüzündeyken,
Hangi veli "HAZIRIZ" söylemiyle iç huzur bulabilir!!!
Söyleyin lütfen!
Durum şu ki;
Sınıfların hınca hınç dolu olduğu devlet okullarında,
Bırakın salgın adına gerçekçi tedbirler alınması,
Hijyen konusunda özen gösterilmesi vs.,
En basitinden,
Tuvaletlerde sabun bile bulunamıyor çoğu zaman,
Eğer veliler de tedarik etmediyse.
Diğer taraftan,
Herkesin çocuğu,
Tepe noktadakilerde olduğu gibi,
Babasının özel arabası ile özel okula gidip de,
Az sayıda öğrenciyle ders görmüyor ki bu memlekette.
Büyük kentlerde,
Toplu taşıma kullanarak eğitim-öğretime ulaşmak zorunda olan evlatlarımız,
Bir sırada üçerli oturan yavrularımız var hâlâ bizim.
....
"Biz hazırız" diyebilmek için,
Daha en başından ultra bir ön görüyle,
Tüm okullarda çok şeyi zaten yapmış,
Çoğu konuyu çoktan aşmış olmak gerekliydi.
Böyle,
Sürekli "Ya tutarsa!!!" mantığıyla,
Önünü arkasını hiç düşünmeden atılan adımlar,
Alınan kararlar yordu bu milleti.
Çok yordu hem de hakikaten.
....
Evet,
Eğitim kesinlikle yüz yüze daha etkin,
Çok daha verimli.
Evet,
Çocuklarımızın her kayıp yılının çok zor telafisi.
Evet,
Veliler olarak hepimizin arzusu;
Çocuklarımızın okullarına,
Arkadaşlarına,
Eğitim haklarına kavuşması ama anne-baba olarak tedirginiz,
Kaygılıyız,
Bin bir türlü iç hesaplaşmayla baş başayız haklı olarak bugünlerde!!!
Daha eski sorunlar çözülmeden,
Sürekli devreden sorunların,
Yeni yeni ve daha da büyük sorunlara yol açacağını bilmek aslında kaygıların sebebi.
Yani aslında,
Ülkenin gerçek gerçeklerini bilenler için sebep gayet de net ve gayet de belli;
GÜVENSİZLİK!..
Öyle,
"İçiniz rahat olsun.
HAZIRIZ" demekle rahat olunmuyor ki!!!
İçimizin rahat olabilmesi için "güven" gerekli,
"Güvenmek" gerekli.
Güven için,
İnsan somut şeyler görebilmeli.
Güvenebilmek için sözler gerçeklerle örtüşmeli.
Öyle değil mi!!!
Anne-baba olarak,
Veli olarak,
Daha okulun ilk günlerinde tanık olduğumuz anlar,
Gördüğümüz manzaralar,
Okul önlerinde yaşanan kaos ortamları bile neye ne kadar hazırızı görmeye yetti sanki!!!
...
'Salgın sürecinde,
Eğitim-Öğretime "GERÇEKTEN HAZIR OLDUĞUMUZU" görebilmek dileğiyle...'