Daha önce yazmış olduğum "SOSYAL MESAFE!" yazısından sonra,
Çok sevdiğim bir arkadaşım,
Bir film önerisinde bulunmuştu bana;
" "THE PLATFORM" filmini izlemediysen eğer,
İzle lütfen" diye.
....
Fırsat bulup izledim filmi.
Film için yapılan yorumlara bakıldığında,
Filmi çok beğenenler de var,
Hiç beğenmeyenler de doğal olarak.
Ben bir film eleştirmeni değilim.
O işi,
İşi bilenlere bırakmalı elbette.
Konunun ele alınma biçimi,
Oyuncuların performansı,
Filmin sonu,
Final sahnesi vs. herkese göre farklı farklı değerlendirilmiş olabilir.
Filmde, her bünyenin kaldıramayacağı birçok görüntü de olabilir ama açıkçası benim içime taş gibi oturdu izlerken,
Günümüz gerçeklerini yansıtan filmin bir çok sahnesi.
Bugünlerde,
Farklı farklı yerlerde kurulan ve hiç kurulamayan sofralar,
Farklı çatılar altında yenilip içilenler,
Yenilip içilenler arasındaki koca koca uçurumlar geldi de şöyle bi aklıma,
'Bu filmi bizzat oynuyoruz zaten bizler' dedim kendime.
....
"Eğer,
Herkes kendine yetecek kadar yeseydi,
Yiyecekler en alt kata kadar ulaşırdı.”
Sizce de,
Tam da içinde bulunduğumuz düzeni anlatan bir söz değil mi!!!
....
İnsanoğlunun,
Var olduğu günden bu yana,
Hangi dönem içerisinde olursa olsun,
Hep bi hayatta kalma mücadelesi verdiği,
Yaşama tutunma çabası içerisinde olduğu ortada.
Fakat belli ki,
Yalnızca sağlıklı bir biçimde hayatta kalabilmek,
Paylaşarak çoğalmak,
Paylaşarak bütün olmak yetmemiş bir süre sonra insana.
Daha fazlası için,
Daha da fazlasına sahip olabilmek,
En iyisini elde edebilmek,
En güzelini yaşayabilmek için,
Tüm kuralları bozarak,
Mevcut düzeni yok sayarak,
Katletmeye başlamış yavaş yavaş zamanla her şeyi;
Doğayı
İnsanı,
Toplumsal değerleri,
Dili,
Hatta gerekli görmüşse eğer, Haddini çok çok aşıp da dini değerleri bile katletmeyi göze alabilmiş insanoğlu çıkarları uğruna.
Yani, ihanete kadar vardırmış işi;
İnsana ihanet,
Topluma ihanet,
Milletine ihanet,
Toprağına-suyuna ihanet,
Dine ihanet,
Dünyaya ihanet,
Hatta ve hatta kendi kendine bile ihanet...
....
Tabi ki hakkıdır insanın;
Kendisine sunulmuş her şeyden faydalanabilmek,
Dünya nimetlerinden tadabilmek.
Dünyaya gelmiş her canlıya,
Sunduğu her şeyden yararlanma ve tercih hakkını vermiş zaten Yaradan ama sahiplenmek başka şey,
Sahibiymiş gibi davranmak çok başka.
İnsana emanet etmiş aslında yarattığı her şeyi O;
Yeryüzünü,
Gökyüzünü,
Koca evreni ve koca evrende her ne varsa hepsini.
İnsanı bile,
İnsana emanet etmiş bir yerde aslında.
Fakat tepelerde birilerinin hiç bitmeyen o aşırı aşırı yeme istekleri,
"Herşeyden tatmalıyım" hevesleri,
Doyuramadıkları gözleri,
Bitmek bilmez sahip olma,
Hüküm sürme arzuları, Susturdukları vicdanlarının acı sessizliğine öyle bi karışmış durumda ki;
Başka başka yerlerden yükselen çığlıklar,
Hep o acı sessizliğin içinde kayboluyor sanki.
Kimsenin kimseyi ya da doğanın can çekişerek çıkardığı acı acı sesleri duyabildiği yok gibi.
....
Aslında,
O kadar zengin bir ülkeyiz ki.
Fakat her şeye tek başına sahip olmaya çalışanlar,
Nefsi doyamayanlar,
Kendini çok yüksekte görüp,
Aşağıya bir şeyler bırakmayı bilemeyenlerin,
Sürekli açlığından dolayıdır dünden bugüne yaşananlar.
Çıkılan yolda,
Yolun başındaki o hizmet verme eğiliminin,
Memleket aşkının,
Sahip olma emelinin altında kalışının sebebidir tüm olanlar.
....
Tıpkı Platform Filmindeki gibi,
Yukarıda yenilen içilenin haddi hesabı yokken,
Tek maaşla yetinemeyip,
Üç beş yerden maaş alınıyorken,
Her şeyin en iyisine sahip olunup,
Lüks içinde yaşanıyorken,
Şatafattan ödün veremeyen,
Konforundan vazgeçemeyen insanların,
Garibanın boğazından geçen üç beş lokmaya takılması,
Günümüzde artık ihtiyaç haline gelmiş cep telefonuna sahip olma durumunu bile halk için lüks sayması,
Bunu zenginlik kabul etmesi,
Ekonominin iyiye gidişinin göstergesi olarak görmesi,
Biraz akıl dışı değil mi!!!
....
"Bana en bolundan dolu dolu,
Kepçe kepçe,
Yakınlarıma,
Yakın çevreme,
Koltuğumu sağlamlaştıran yandaşlarıma kaşık kaşık dünya nimetlerinden koy koy.
Bana ve tüm çevreme,
Yaşadığımız bu bolluğu sağlayan milletime ise
soğan-ekmek bile çok çok" anlayışı,
Bizdeki platformun da geldiği son nokta.
Ve bugün,
Platformun en üstündekiler doyabilsin diye,
Ne acıdır ki,
Aşağıda birbirini yeme noktasına geldi neredeyse insanlar!!!...
....
'Yükselen katlar olmaksızın, aynı yerde, koca bir platform üzerinde, eşit şartların yaşanabildiği yeni bir filmin oyuncuları olabildiğimizi görebilmek dileğiyle...'