Son yazımla alakalı ilginç geri dönüşler oldu.
Hayallerimi eksik bulanların yanı sıra yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere ‘Hayaller Paris gerçekler Sakarya’ diyenler oldu.
Hayallerimi eksik bulanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla son anda direkten dönerek Millet Bahçesi olan stat arazisinin yanında ki fabrikada üretilen şekerle içmeliydin çayını eklemesini yaptılar...
Sevgili ‘ŞIH’ım bile bu hususta eleştirisini yöneltip çay içtiğin arkadaşlar arasında Engin Arapoğlu’da var mı diye sordu?
Sakarya’ya çok yakışacağına inandığım Millet Bahçesi’nde çay içenler arasında Engin Arapoğlu kardeşliğim yoktu. Belirteyim. Engin çayını benimle değil Muhammet Durmaz ağabeyi ile içmeyi tercih eder...
Neyse biz mevzuumuza geri dönelim.
“Hayaller Paris gerçekler Sakarya...”
Dilimde tüy bitse de yazmaktan ifade etmekten vazgeçmeyeceğim.
Mevcut şartlar devam ederse şehrime dair hayallerim hayal olmaktan öteye gidemeyecek.
Biz yine Marmara Bölgesi’nin kenar mahallesi olmaya bir süper kahramanın gelip şehri kurtaracağını bekleyip duracağız. Şehre dair büyük hayaller kuralım istiyorum ama şehir ısrarla kurtarıcı çıkıp gelsin ve bizi kurtarsın diye hayalleniyor...
Bir önceki yazıma gelen ve en beğendiğim eleştirilerden birisi “Sen uçmuşsun. Sakaryalı yolum asfalt olacak mı, çamurdan kurtulacak mıyız diye beklerken sen büyük hayal kuralım diyorsun” oldu. “Karnı aç olan pastanın tazesini aramaz” diyerek bana olan eleştirisini pekiştiren dostuma teşekkür ediyorum.
Ağalar beyler...
Marmara’nın göbeğinde asfalt için bekleşirken komşular modernleşti. Biz dolmuşçunun duraktan kalkıp hareket etmesi için keyfini beklerken adamlar raylı sistemle evlere servise başlayacak...
Bende farkındayım mevcut durumda hayallerimin gerçek olmayacağının. Ama değiştirmek için fırsatımız olacak. Değişimi ve gelişimi yaşamak bu kentin hakkı.
Attığı asfalttı, yaptığı kanalizasyonu başımıza kakanlar elbet bir gün gidecek.
Yeter ki sizler bizler inanalım...
Eğer bizler şehrimize sahip çıkmaz, bir arpa boyu yol almasını istemez isek “Hayaller Paris gerçekler Sakarya” olmaktan öteye gitmeyecek. Amma velakin toplum değişim ister ve vizyonu olan bir ekip göreve gelirse, benim hayallerimin de ötesinde bir kent oluruz...
Kaynakları düzgün kullanan, suyu olmayan bölgeye baraj yapıp paralar çarçur edilmezse bugün bile asfalt beklemek durumunda kalmayız. 80 öncesi yağ, benzin kuyruğu gibi asfalt, kanalizasyon kuyruğuna giren Sakaryalı biraz büyük düşünsün bir adım öteyi görsün bütün meselem...
Millet kendine tepeden bakanı değil hizmet edecek olanı tercih etsin istiyorum.
Evet, mevcut durumda ‘Hayaller Paris...”
Bizler hayal kurmaya, hayallerimizi gerçekleştirecek olanı bulmaya karar verelim. Görün bakın değişim ne kadar keyifli ve çabuk olacak.