Güzel ülkemde güçlüysen hep haklısın. Bürokratı, siyaseti hatta yargıyı etki altına alırsın.
Anayasa’nın değişmesi dahi teklif edilemeyen maddeleri değişir ancak “güçlüysen haklısın ve kazanırsın” kuralı benim güzel ülkemde değişmez. Bu gerçeği bilerek ama değişebileceği umudumu korumak için yazacağım.
Akyazı’da faaliyet gösteren fabrikalar yıllardır çevrenin canını okuyor. Kimyasallarını dereye bırakıyor. Derenin rengi değişiyor. Canlılar ölüyor. O dereyi kullanan çiftçi, hayvancılık yapan besicinin anası ağlıyor. Kimsenin umurunda mı peki bu durum? Elbette değil. Fabrika sahipleri yani paralı ve güçlü ağalar arıtma tesisine yatırım yapmak yerine belli noktalarda ki önemli isimlere yatırım yaparak birçok meselede olduğu gibi çevre kirliliği meselesinden “tereyağından kıl çeker gibi” sıyrılıyorlar.
Son dönemde Aydın Örme başta olmak üzere kot fabrikası ve geri dönüşüm tesisiyle ilgili adımlar atıldı. Hatta Aydın Örme gerekli tedbirleri alana kadar kapatıldı.
Ne kadar sürdü bu kapalılık? Patron devreye girince kapalılık dönemi sona erdi.
Sakarya Valilisi Rahmi Doğan çevre kirliliğine dur demek için kolları sıvadı. Cumhuriyet Savcılığı kolluk kuvvetlerine soruşturma izni verdi. Jandarma bölgede aralıksız nöbet tuttu. Velhasıl siyasiler dışında şehirdeki önemli kurumlar meselenin çözülmesi için adımlar attı. Ama onların da gücü bir yere kadar…
Parası olduğu için güçlü, güçlü olduğu içinde kendini haklı gören patron Ankara’da çalışmalara başlamış. Çevre kirliliğini, kirliliğe göz yumanları araştırmak için gelen müfettişler etki altına alınmaya çalışılıyor. Patron, arıtma tesisi yerine önemli noktalarda ki isimlere yaptığı yatırımın bir kez daha işe yaramasını istiyor.
Güçlü olan yine haklı olacak mı? Süreci yakından takip ediyorum ve umudumu yitirmedim. Ankara’dan gelen müfettişlerden umutluyum. Hem çevreyi kirletenler hemde kirlilikte kusuru olanlar varsa bedelini ödeyecek.
Yazıp-çizdiklerimize istihdam üzerinden tepki gösteren, özellikle Aydın Örme’yi aklama gayretinde olanlara söyleyeceklerim ve bazı sorularım olacak;
*Ben sermaye düşmanı değilim. Üreten, istihdama katkı sunan her tesise saygı duyuyorum. Ancak üretenin de çevreye insanlara saygı duyması koşuluyla. Kolay para kazanmak için her yolu mubah görenleri sevmiyorum.
*Aydın Örme kallavi müşterilerine sunmak üzere düzenli testler yaptırdığı söyleniyor. Sonuçlarını açıklayabilir mi?
*Bakanlık adına numuneyi bizim şehirden hangi kurum haftanın hangi günlerinde almış. Numuneler teste ne zaman gönderilmiş?
*Deşarj kanalı fotoğrafları var elimizde. O kanala akıtılanların temiz olduğu düşünülüyor ise yöneticileri ellerini yıkayabilirler mi?
*Aydın Örme, Çak Tekstil veya Tanrıkulu Geri Dönüşüm firmaları arıtma tesislerine yaptıkları yatırımı ve hangi kimyasalları işleyip, arıtarak dereye deşarj ettiklerini açıklayabilirler mi?
Lafı daha fazla uzatmaya gerek yok. Güçlünün hep haklı olmadığını görebilme umuduyla yazdım.
Güçlü hep haklı!
Güven HASBAŞ
Yorumlar (1)