Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şehrimizdeydi.

Tank palet fabrikasını gezdi. BMC’nin yeni sahibini anlattı. Tankın 2023 yılında banttan ineceğini söyledi. Açılış töreni yaptı. Ardından partililere seslendi ve şehrimizden ayrıldı.

Şehrin geleceğine dair bir müjde verdi mi? Hayır vermedi.

157 eserin hizmete alındığı ilan ediliyor, hangi projeler açıldı sorusuna kimse cevap veremiyor.

Bin yataklı hastanenin ihale edildiğini söylemesi bir müjde değildi. Yıllar önce verilen bir vaadin ihalesinin yapılmasıydı. Bu aşamaya gelmesine sevinmedik mi? Elbette sevindik.

Karasu limanı bu hükümet döneminde hayata geçirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan limana ulaşım için büyük önem taşıyan KARASU-ADAPAZARI demiryolundan hiç bahsetmedi.

Milli trenin son testinin startını verdi şehir içi ulaşımda RAYLI SİSTEM’e dair bir tek kelam etmedi.

Sulama göletlerini, alternatif içme suyu projesini anlattı, MOLLAKÖY KANO-KÜREK tesisi için “hızlıca bitirilecek, talimatımı verdim” demedi.

Sapanca’da roman mahallesinde yapılan kentsel dönüşümü anlattı ama 1999 depreminden kalan yorgun binalara dair bir açıklaması olmadı.

Temennim eksik olan, devlet eliyle yapılması durumunda çözüme kavuşacak projelerin kendisine dosya halinde sunulmuş olması. İnşallah Erdoğan’a böyle bir dosya verilmiştir.

*****

Cin kaçmış olmasın!

Üzerimize ölü toprağı serilmiş olmalı…

-Açıklanan enflasyon rakamlarıyla çarşı-pazar fiyatları örtüşmüyor.

-Söylemlerle eylemler birbirini tutmuyor.

-Üyesi olduğu partiye bağlılığını ‘dava’ olarak adlandıranlar dava arkadaşım dediklerinin adeta gözünü oyuyor. (Partinin adının önemi yok. Toplumda karşılığı olan her parti de bu durumu görmek mümkün)

-“Hastane bahçesinde miting yapmak şart mıydı?” Diye bir soru soruyorsun “Sana mı soracaktık!” diyebiliyorlar. Allah kimseyi hastanelere düşürmesin. Hastanede yatan babası, anası yada evladı olsa aynı cevabı verir mi? Sanmıyorum…

-Şehrin çehresini değiştirecek onlarca eksiğimiz var. Ama sanki her şey güllük gülistanlık ‘mış’ gibi davranılıyor.

Liste uzayıp gider. Çok fazla uzatmadan direkt endişe ettiğimi söylemek istiyorum.

Endişe etmeye başladım. Söylenen sözün, yapılan açıklamanın gerçekle örtüşmeme durumuna bir açıklama var mıdır? Eğer yoksa şehrin içine cin kaçmış olabilir!

Bir hoca bulup okutup, üfletelim Sakarya’yı…