Dertliyim, kederliyim…
Rahmetli Volkan Konak’ın şarkısını dinlerken güzel şehrimi düşündüm.
Şarkının sesini açtıkça şehrimde olup biteni en iyi ifade edecek sözcükleri yıllar önce dizelere döküldüğünü fark ettim.
Dostlar dertliyim;
Mudurnu deresini öldürenler sürecin sonunda kahraman olacak endişesi taşıyorum. 2’si resmi 3-4 tanesi sözüm ona gizli (sahada) müfettişler sürece dair inceleme yapmışlardı aylar önce. 2-3 günde inceledikleri meseleyi aylar oldu rapora dökemedi müfettişler. O dönemde de endişemi ifade etmiştim.
Mudurnu şimdilik kurtuldu. Ancak Mudurnu’nun ölümünde aktif rol alanlar için süreç çok yavaş ilerliyor.
Sürecin bilinçli olarak ağırdan alındığını düşünüyorum. Mesele unutulsun isteniyor. Unutulsun ki ihmali olanlara dokunulmasın.
Bu gidişin sonu aslan damat Nedim Arsal ve tayfasını kahraman ilan etmeye kadar gider. Son düzlükte valiliğin, jandarmanın yaptığı çalışmalardan ötürü kesilen cezalardan dolayı aslan damat Nedim Arsal ve tayfası ödüllendirilirse şaşırmayın.
Kederliyim;
“Ben Nedim Arsal” diyerek aba altından sopa gösteren il müdürü terfi ederse de üzülmeyin. En azından şehir kurtuldu diye şükredin.
Yapanın yanına kar kaldığı bu dünyada söylenecek en güzel sözcükler yine Volkan Konak’ın sesiyle sevdiğimiz şarkının bir bölümünde yer almış.
Gökteki yıldızları
Sayalum elli elli
Bu dünyadan fayda yok
Öteki da şüpheli…
Beni dertlendiren, keder yüklü olmamı sağlayan tek mesele elbette Mudurnu Deresi değil. Mudurnu sadece bir örnek.
*Diyarbakır’da sadece bir sulama barajına ayrılan bütçe ile benim şehrimin içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü korunur artan parayla da Sapanca ilçesi yeni baştan kurulurdu.
Çeyrek asırdır iktidarda olan partinin temsilcileri tarafından yönetilen Sakarya bu dönem şehrin yarınlarına ışık olacak projelerle tanışıyor. Çeyrek asırda ilk defa bu kadar çok bakanlıklardan destek aktarılıyor şehrimize.
*Mesela Ankara’da dayısı olmayan birisinin elinde ki arsa sağlık alanından çıkarılamayınca satılıp yeni sahibi yani dayısı olana geçince arsa hızlıca konut ve ticari alana dönüştürülebiliyor.
*Şehrimizde kurulacak OSB için bile hüküm veremiyoruz. İktidarın kalesi olan şehrin siyasi erkleri değil Erzincan’ın ağaları bakanlıkta bize ayar vermeye kalkıyor.
Beni dertlendirip, efkarlandıran meselelerin tamamını yazmaya kalksam Sakarya Nehri'nden uzun yer tutar. Spordan sağlığa, sanayiden tarıma dert edilecek o kadar meselemiz var ki…
Velhasıl uzun lafın kısası “Lafın tamamı ahmağa söylenir” atasözümüzle yazıyı sonlandırıyorum.
Leb demeden leblebiyi anlayan Sakarya halkı beni anladı. Bu şehrin derdiyle dertlenen yöneticilerimizin olacağı güzel günlerde buluşmak dileğiyle…