Çilem Doğan evlendiği günden başlayarak sistematik olarak şiddet uygulayan ve başkalarıyla para karşılığı ilişkiye girmeye zorlayan bir erkeği öldürmek zorunda kalan bir kadın. Çilem ya ölecekti ya da yaşayacaktı ve yaşamayı tercih etti. Evet, bir insanı öldürmenin ne olursa olsun açıklaması olamaz fakat biraz da yaşadıklarını, defalarca şiddet gördüğünü ve şikayet ettiğini unutmamak gerekli.
Yargıtay, Çilem’in 15 yıllık cezayı onadı. Çilem Doğan yeniden cezaevine girecek. Kadınları katleden katil erkeklere ceza indirimleri verilirken, “Tahrik” adı altında katil erkekler lehine her türlü kararlar alınırken, kadın katilleri, kravat takarak bile indirimleri kaparken bu durum çok üzücü.
"Evliliğimizin 28. gününde hastalandığımı ve başımın ağrıdığını beni hastaneye götürmesini istedim. Hastaneye gideceğiz diyerek beni Çatalan Köprüsü'ne götürdü. Ben hani hastaneye gidecektik burası neresi dediğim zaman, otomobilin içinde beni yumruklayarak kulağımdan yaraladı. Sonra beni ormanlık alana götürerek darp etmeye başlayıp, 'fuhuş yapıp bana para getireceksin' dedi. Sonra beni eve getirerek 3 gün kapıyı üzerime kilitleyip, aç susuz bıraktı. Annem ve kayınvalidemler bana ulaşamayınca eve gelip, benim hapis olduğumu görünce Hasan'ı arayıp 'gel kapıyı aç yoksa polis çağıracağız' dediler. Bunun üzerine Hasan geldi ve kapıyı açtı. Annem beni kendi evine götürdü. Eve gittikten sonra bu olayla ilgili Cumhuriyet Polis Merkezi'ne giderek şikayette bulundum ve yasal işlem başlatıldı. Ben bu arada 1 haftalık gebe olduğumu öğrendim. Hasan ise sürekli eve gelip, eşimi istiyorum diyordu. Hamile olduğum için onu affedip, tekrar kendi evime döndüm. Doğum günü gelip, sancı başlayınca hastaneye yattım. Hastaneye gittiğim gün annem ve kayınvalidem yanımdayken uyuşturucu almış bir vaziyette yanıma gelerek, ben NTS cihazına bağlıyken beni dövmeye başladı. Benim için annesine hitaben, 'Bu çocuk benim değil ben bu çocuğun doğmasını istemiyorum, doğarsa bu çocuğu öldürürüm bırakın bu kadını benimle gelin' dedi. Bunun üzerine kaynanam 'sen git ben çocuğumun doğmasını bekleyeceğim sen namussuzsun biz namusluyuz' diyerek Hasan'ı hastaneden gönderdi. Daha sonra benim bir kız çocuğum oldu. Annem Hasan'ı arayarak, doğum yaptığımı söylemiş. Hastane masrafını annem ödedi, biz hastaneden taburcu olarak annemin evine gittik. Bir hafta sonra Hasan beni aramadığı için ben Hasan'ı arayıp 'gel bizi ele güne rezil etme çocuğunla karınla ilgilen' dedim. Ancak Hasan o zaman gelmedi ama 10 gün sonra geldi ancak çocuğun yüzüne bile bakmadı ve gitti. Bir süre sonra annemler beni ve çocuğumu kendi evime bıraktılar”
"FUHUŞA ZORLADIĞI İÇİN ÖLDÜRDÜM"
“Hasan, beni fuhuş yaptırmak için Antalya'ya götürmek istedi. Son 3 gündür Hasan eve gelmiyordu. 8 Temmuz 2015 günü saban 07.00 sularında eve geldi. Bebeği yatak odasından çıkarmamı istedi ben diğer odaya götürdüm. Daha sonra yatak odasına tekrar geldiğimde, her zaman belinde taşıdığı tabancayı yastığın altına koydu, soyundu valiz çıkardı 'ben biraz uyuyacağım iki kadın ve sen hazırlan Antalya'ya gideceğiz' dedi. 'Diğer 2 kadınla birlikte sen fuhuş yapıp, bana para kazanacaksınız. Artık Adana ile ilişkilerini kes' dedi. Ben kendisine bakınca 'ne bakıyorsun bundan sonra lafımı ikiletme' diyerek saçlarımdan tutup sürükledi ben düştüm, saçımdan tuttuğu için Hasan ise yatağın arasına düştü. Benim elim yastığın altına gitti. Antalya'ya gitmeyip fuhuş yapmayacağım için Hasan'ın beni öldüreceğini düşünerek, yastık altındaki tabancayı alarak, Hasan bana dönmeden ona ateş etmeye başladım. Kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum çünkü tabancadan anlamıyorum, sonra tabancayı yatak odasına bırakıp, Hasan gelebilir diye yatak odasının da kapısını kilitledim bebeğimi de evden alarak kaçtım" işte Çilem’in yaşadıkları bunlar, size soruyorum siz olsanız ne yapardınız?
Çilem’in söylemiş olduğu şu sözleri unutmayacağız, “Bu kararla aslında beni değil 8 yaşındaki kız çocuğunu hapsettiler. Erkek adaletten bir şey beklemedik. Yine bizi yanıltmadı. Biz kadınlar "kirpiğimiz yere düşmesin" diye omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz. Kızım siz kadınlara emanet. Kadın mücadelesi kazanacak” sizde unutmayın.