20 yılı aşkın iktidarlık süresi ve 15 yıl önce vaat edilen, hayallerimizin yılı 2023 yılı geldi çattı kapıya. Ne değişti diye bakıyoruz geriye, kimimiz doğmuş, kimimiz evlenmiş ve çocukları olmuş, kimimiz hakka kavuşmuşuz.

İyi de bunlar hayatın doğal akışı değil mi? İktidar ve yönetimle ne alakası var diye düşünüyoruz.  20 yıl önce doğan çocukların adil ve kaliteli eğitim almaları, ilim, bilim, sanat ve spor alanlarında en ileri seviyede olmaları gerekmez miydi?  İnsanların kredi kartı borçlarından arınmış, ekonomik olarak refah düzeyeni sağlamış, işsizliğin yaşanmadığı standartlarda yaşaması gerekmez miydi? Sosyal devlet olma şerefine ulaşmış olmamız gerekmez miydi? Adaletin ve hukukun herkese eşit, adil, objektif, sadece mevzuatı uygulan bir sistem olması gerekmez miydi?  2002 yılında 2,8 milyon olan çiftçi sayısının 2022 yılında 493 bin kişiye düşmemesi, 20 yıl içerisinde yüzde 82’lik azalmış değil de, çiftçi sayımızda yüzde 300’lük artış olması gerekmez miydi? Gerekmez miydi…ler o kadar çok ki!

Keşke kendi hırslarınıza yenik düşmeseydiniz, güç zehirlenmesini bu kadar yaşamasaydınız. Bu insanlar bağırdılar, çığlık attılar, devletin yanlarında olmalarını istediler. Siz ise bunların hiçbirini duymadınız, ötekileştirmekten vazgeçmediniz bir türlü.  Size inanan güvenen ve destek olan insanların hayatlarını sizeler zorlaştırdınız ve bu hale getirdiniz. Sizi ise kendi içinizdeki para ve güç müptelaları arkadaşlarınız bu hale getirdi.

Son bir cümle ile yazımı tamamlamak isterim değerli dostlar. Bu memleketin güzel insanları yaşanmışlıklarda taş olsa çatlardı, demir olsa çürürdü ama toprak oldukları için dayandılar. Ancak unutmamak lazım ki emek verilmeyen ve ilgilenilmeyen en verimli topraklarda bile hiçbir şey yetiştirilmez.