Hayatınızda çok zor zamanlarınız olacak.
Ağlayacak, üzülecek, düşecek, sorgulayacaksınız.
İnanacak ve inandığınız yerlerden yaralar alacaksınız.
Aileniz, arkadaşlarınız, çevreniz, sevdikleriniz sizi anlamayacak. Hatta anlıyor gibi gözükecek, size destek olmak istediklerini söylüyorlar gibi gelecek size. Ama siz arkanızı döndüğünüzde, arkanızda kimse olmayacak.
Yeryüzünde her canlı tek ve biricik.
Hepimiz tek ve bir taneyiz.
Kendinize güvenin.
Kendi elinizden tutun.
Kendiniz kalkın düştüğünüzde.
Kendiniz toparlanın dağıldığınızda.
Hiç kimse, sizi sizden daha iyi tanımıyor.
Neyi neden yaptığınızı bilmiyor.
Bilmekle de ilgilenmiyor zaten.
Ama siz biliyorsunuz.
İçinizdeki egoyu, kibri, hırsı sessize aldığınızda ve sadece kendinize inandığınızda, kendi yolunuzu nasıl da aydınlattığınızı görecek ve şaşıracaksınız.
Bunu çok uzun zamandır biliyor hatta deneyimliyor olabilirsiniz.
Bazen bundan vazgeçip başka yol var mı diye şöyle bir gezintiye de çıkabilirsiniz.
Hiç korkmayın, hiç yargılamayın kendinizi. Hiçbir zaman.
Ne yaptıysanız, başka bir canlının malına ve canına zarar vermediğiniz sürece bir nedeni vardı.
Zarar mı verdiniz?
Gidin teslim olun.
Bedelini ödeyin, af dileyin.
Arının her ne yaptıysanız.
Her şeyin ama her şeyin bir sebebi var.
Hayat bize, görünmeyen bilinmeyen yerlerde ve hiç beklemediğiniz zamanlarda küçük işaretler ve armağanlar sunuyor.
Tek yapmanız gereken onlara dikkatlice bakmak ve görmek aslında.
Sonra hayatın nasıl bir anda düzeldiğini, arızalı parçayı söküp çıkardığınızda enerjinizin nasıl yerine geldiğini görecek ve şaşıracaksınız.
Bırakın. Akışa bırakın kendinizi ve güvenin.
Size ait olan her şey geri gelecek.
Bir eşya, kaldıysa hakkınız.
Akışa güvenin, anda kalın ve kendi elinizden kendiniz tutun.