Dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günüydü. Fark edip kutlayanlar, tebrik edenler bir takım özel davetler gerçekleşti. Tabi bunun için öncelikle teşekkür etmek gerekiyor.
Neredeyse her günün bir önemi var, gazeteciler de bu günlerden biri olarak yer alıyor. Ancak yılın tek bir gününde hatırlamak için yapılmış bir güne doğru gidiyor bu durum.
Gazetecilerin ne zorluklarla çalıştığı, çalıştırıldığı sonrasında hiçbir şekilde hatırlanmadığı bir durum yaşanıyor.
Kolayca hedef tahtasına yerleştirilen, basitçe işinden olan yok sayılar emekçiler var.
Kamunun yararı için, bilgilendirilmesi için, desteklenmesi ve seslerini duyurmak için var olan fikir işçileri söz konusu kendileri olduğunda bu durumdan hiçbir şekilde yararlanamıyorlar.
Yaptıkları, yazdıkları haberler ile büyük ses getiren bu çalışanlar, konu kendileri olunca çığlıkta atsa sesleri kısılıp gidiyor.
Çalışanların hakları, düzenlemeler, yenilikler derken gazeteciler için bu durum çok önemli olmuyor. Belli bir saati olmuyor, resmi tatili olmuyor, dini bayramlarda çalışıyor, hafta sonu çalışıyor. Bu olumsuz durumlar uzar gider.
Tabi öncelikli olarak saygı çok önemli. Gazeteciden korkmak değil mesele. Sadece karşınızdaki kişinin de bir insan olduğunu, bir emekçi olduğu bilmelisiniz.
Aman iyi geçineyim başım ağrımasın düşüncesi ile değil, onları anlayarak hareket edilmeli.
Bu vesile ile, işini hakkıyla, dürüstçe yapan tüm çalışan gazeteci arkadaşlarımı, büyüklerimi ve küçüklerimin bu özel gününü kutluyorum. Kalın sağlıcakla...