Her geçen gün ve saatler umutlarımızı kaybediyoruz. Deprem bölgesinden gelen haberler içimizi yakıyor ve yakmaya devam ediyor. İlk andan itibaren tüm ülke seferber oldu, bölgenin yardımına koştu.
Arama kurtarma çalışmalarına koyulan katkı başta olmak üzere gıda yardımı, giyim yardımı ve birçok yardım ulaştırıldı bölgeye. Her dakika ülkenin her bölgesinden yardımlar devam etmekte.
İnsanlık sınavını verdi, vermeye de devam ediyor. Yardım çağrıları her ilden geliyor, tüm imkanlar seferber edildi. Kimi evini açıyor, kimi otelini açıyor. Depremden çıkan yurttaşlarımızın barınma ihtiyaçları gideriliyor. Dünyanın dört bir yanından yardımlar ulaşıyor.
Bir kez daha acı tecrübe ile gördük ki kendi kendinize yetmiyorsunuz, insanlığa yani komşulara ihtiyacınız var, yaraları kendi başımıza saramıyoruz. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”
Depremin ilk anında verilen acil kodu ile tüm dünyaya sesimizi duyurduk ve yardım çağrısında bulunduk. Komşumuz Yunanistan’ın ilk andan itibaren yardım çağrısına verdiği cevap, arama kurtarma ekiplerini bölgeye sevki, birçok yurttaşımızın kurtulmasına koydukları katkı, çok önemli dayanışma örnekleri vermekteler.
Hava şartları son derece ağır, onun içindir ki umutlarımız tükeniyor. Arama kurtarma çalışmaları zorlukla yürütülmekte, kış şartları çalışmaları maalesef aksatıyor. Her şeye rağmen çalışmalar yürütülmekte, içimizi ısıtacak haberler istiyoruz.
Tüm ulus dikkat kesildik gelebilecek iyi haberler bir nebze içimizi ısıtmaya yetmekte. Deprem her ili fazlasıyla etkiledi ancak Hatay ve Kahramanmaraş özellikle çok fazlasıyla etkilenmiş. Can kayıpları ve ağır yıkımlar bu illerimizde yaşanmakta.
Kamu binaları dahil birçok yapı yıkım yaşadı, hükümet yetkilileri ilk andan itibaren eski binalar yıkıldı, yeni binalar yıkılmadı diye bir kampanya yürütme çabasına girmişlerdi. Zaman içeresinde görüldü ki tüm binalar yıkıldı, kamu binaları, hastaneler, yıkım her alanda var.
Akıl tutulması türünden çabalar beyhude çabalar, belki günü kurtarır ama gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Bugün gizlemeye çalışılan eksiklik ve aksaklıklar er geç ortaya çıkar.
Siyaset yapmak için yanlış zaman, doğruları gizleme çabası da yanlış. Hele ki geçmişte söylenen sözler ve o sözlerin sahibi yani 1999 depreminde günün hükümetini becerisizlikle eleştiren bugünün hükümet temsilcileri, ne söylediğine dikkat etsin.
Gün birlik olma günü, doğru ancak bu gerçekleri gizleme hakkı da vermiyor kimseye. Gün birlik olma ve ortak akılla mücadele günü, doğru. “Belediyeleri mi aradım” diyerek ayrıştırma günü de değil. Gün acılarla birlikte mücadele etme ve birlikte yaşama günü, doğru. Ancak “Cumhur ittifakı alanda” deme günü de değil. Bunları haberleştirmenin ve eleştirmenin de engelleneceği gün değil.
Gün aklımızı kullanacağımız ama hepsinden önemlisi vicdanımızı kullanacağımız gün. Gün gelecek bu beceriksizlikler ve yalanlar hesabını verecektir. Birlikteliğimiz gölge düşürme çabasında ve girişiminde olanlar hesabını verecektir.
Bugün enkaz altında yaşam mücadelesi veren yurttaşlarımızı ulaşma günü ve yaraların sarılma günü. Gün, hiçbir yurttaşımızı mağdur etmeden yaşama tutunmasına katkı koyma günü.
Her dakika belki de her saniye önemli, çok hassas zaman dilimine girdik. Mücadele ve enerjimiz insanlığı kurtarmak üzere olmalı. Soğukla mücadele ve hayata tutunmak zorlaşıyor.