Normalleşme, yeni normalleşme…

Kriterler belli oldu…

Allah aşkına artık net bir şey söyleyelim.

Eski ya da yeni söylemlerle bir yere varamıyoruz.

Bir yılı geride bıraktık.

Salgını kontrol altına alamadık.

Ortada açık ve net bir durum var. Yapılması gerekenler yeterince yapılmıyor. Yapmıyoruz…

Virüsün yayılım hızını durduramadık. Normalleşemeyeceğiz kısa sürede bu belli.

Maskemizi, mesafemizi devletin kontrol etmediği noktalarda hiçe sayıyoruz.

Hepimiz, herkes özgürlüğünden taviz vermeden, karşıdakinden tedbirli olmasını bekliyor.

Eleştirirken hep başkalarını örnek veriyoruz.

Devletin hepimizin başına polis dikmesi mümkün değil.

Birincisi biz kendi sağlığımızı koruyacağız.

İkincisi “kimse görmüyor nasıl olsa” diyenleri uyaracağız.

Korona bulaştığı insana zarar veriyor. Bu gerçeği özümsemeliyiz…

Devletin alması gereken tedbirler var.

Dediğim gibi devlet her birimizi tek tek kontrol altında tutamaz.

Yazın sahillerde kışın kayak merkezlerinde yaşanan dolulukları eleştirerek salgından kurtulamayız.

Kayak merkezlerinde ki oteller dolu olduğu için bize virüs bulaşmıyor. “Nasıl olsa beni kimse görmüyor” diyerek tedbiri elden bıraktığımızda virüs yakamıza yapışıyor.

Lütfen öncelikli olarak bireysel tedbirlerimizi samimi şekilde alalım.

Çocuklarımız eğitim fakiri oluyor. Kapalı mekanlar battı yada bakmaya yakın durumdalar.

İşine gidemeyenler var.

Kendi kendimizi tecrit etmezsek, vaka sayısında ki artışı durduramayız.

Biraz samimi olarak kendimizi sorgulayalım.

Lütfen eksik yaptıklarımızın farkına varalım.

*****

Devletten beklentilerimiz var olmaya da devam edecek.

İşini kaybedenlere daha fazla destek.

Bizlerin duyarsızlığı nedeniyle açılamayan işletmeleri yaşatacak adımlar. (Şimdiye kadar açıklanan destekler sadaka boyutunu geçemedi)

Olabilecek en sıkı tedbirlerle öncelikle okulların açılması sağlanmalı. Bugün sağlık endişesi ile kapalı olan okullar geleceğimizi tehdit etmeye başladı. Çocuklar eğitimden koptu.

Velhasıl kendi sağlığımızı düşünmezsek ya hastanede ya da mezarlıkta olacağız.