25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle mücadele gününü arkamız da bıraktık. Birçok basın açıklaması yapıldı, birçok kınama mesajları yayınlandı ama bugün yine şiddete uğrayan, öldürülen kadınlar unutuldu. Hemen hemen her gün her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor. Sırf birinin canı istedi diye bir kadını öldürebiliyor. Bu durum çok acı değil mi. Kadına şiddet sadece ülkemizde değil tüm dünyada var olan çok acı bir durum.

Erkekler, kadınları kıskanırlar. Kadınlara şiddet uygularlar. Kadınlara hükmetmeye çalışırlar. Kadınları tehdit ederler. Kadınların namusu kendilerinden sorulur diye düşünürler. Kadınları başkalarına yâr etmezler. Kadınları kendi malları sanırlar. Kadınlara her istediklerini yapabileceklerini öğrenirler. Kadınları cezalandırma yetkisi taşıdıklarından emindirler. Kendilerini kadınları zapt etmekle yükümlü bilirler. Bu saydıklarımızdan bir tanesinin dışına çıkınca kadını öldürmeye vazife görürler kendilerine. Beki de erkek toplumun ona biçtiği rolün bu olduğunu düşünerek yapıyor bunu. Çünkü büyürken bunları gördü erkek her zaman kadının bir adım önünde olur sözüyle büyütüldü. Maalesef toplum kökten eğitilip değişmedikçe kadına, çocuğa, hayvana şiddet devam edecek, bitmeyecek.

Her gün gördüğümüz kadına şiddet ve kadın cinayeti haberlerinde kızıyoruz, küfür ediyoruz, lanetler okuyoruz. Ama bunu yarın unutuyoruz, iki gün sonra hatırlamıyoruz bile. Acıyı çeken geride kalan sevdikleri ve hiçbir zaman sağlanmayacak adaleti bekleyen kişiler. Caydırıcı cezalar yok maalesef, bu gidişle de olmayacak sanırım.

Şiddetin en çok bilinen türü olmasına ve suç olarak ceza yasalarımızda düzenlenmesine rağmen Ülkemizde kadınların yüzde 38’i fiziksel şiddet görüyor. Kırsal kesimlerde bu oran yüzde 43’lere çıkıyor. Yaşadıkları fiziksel şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı yüzde 48,5. Fiziksel veya cinsel şiddet yaşamış kadınlardan herhangi bir sivil toplum örgütü ile polis ve savcılık dâhil. Hiçbir kurum ve kuruluşa başvurmayanların oranı yüzde 92. Kadınlar aile içinde en çok eşleri veya birlikte yaşadıkları erkekler tarafından; yumruk, tokat, tekme atma, kol bükme, boğaz sıkma, saç çekme, sopa ve benzeri herhangi bir araç kullanarak kaba dayak atma. Kesici veya delici bir aletle yaralama gibi fiziksel şiddetlere maruz kalmakta. Kadının sağlıksız koşullarda oturtulmaya zorlanmasını ve sağlık hizmetlerinden yararlanmasının önlenmesini de Yargıtay, fiziksel şiddet olarak kabul etti.

Neden kadına şiddet önlenemiyor bu kadar zor bir durum mu? Belki de önlenmek istenmiyor kim bilir? Biran önce bir şeyler yapılması gerekiyor, acilen bir şeyler yapılması gerekiyor. Artık kimsenin bir cinayete daha sabrı kalmadı.