Adalet ve Kalkınma Partisi’nin en başarısız olduğu alan belki de eğitim…

Bakan değiştirerek, eğitimde istenen hedefe varılamayacağını gördük.

İktidarın eğitimde varmak istediği yer neresi onu tam olarak kestiremiyorum ama…

İktidar partisi, öğrencilere yıllardır ücretsiz kitap dağıtıyor.

Kitaplar sene başında konulduğu poşetle evlere götürülüyor. Poşetten hiç çıkarılmadan sene sonunda okula götürülüp geri dönüşüme gönderiliyor. Yıllardır aynı tekrar yaşanıp duruyor.

Peki çocuklarımız hangi kaynaklardan ders işliyor? Hükümetin ücretsiz dağıttığı kitaplardan olmadığı kesin…

Öğretmenler içeriğinin yeterli olmadığını belirterek her sene kaynak kitaplar öneriyor. Veliler benim çocuğum yarıştan geri kalmasın diyerek önerilen kitapçılardan para vererek kaynak kitaplar satın alıyor.

Bilmem kaçıncı bakan değişikliğin de durum değişmedi.

Şimdi Milli Eğitim yetkililerine sorsak “Zorlama yok, isteyen veli alıyor” diyecek. İyi de arkadaş öğretmenin önerdiği kitabı almayan çocuk kaynaksız kalacak.

İşin bilimsel kısmı bir tarafa, israfın da önüne geçilmesi lazım.

Hükümet yıllardır bir sürü para verip bastırdığı, sayfası bile çevrilmeden dönüşüme giden kitap işinden vazgeçer mi? İsrafın önlenmesi için genelge yayınlayan hükümetin böyle bir tavır sergileyeceğini düşünmüyorum.

Öyleyse…

İsrafın önüne geçilecek, öğrenci velilerini uzun kuyruklardan ve kitap parası ödemekten kurtaracak adımlar atılabilir.

Ücretsiz dağıtılan kitaplar nitelikli hale getirilmeli. Devletin kasasından milyonların çöpe gitmemesi için bunu yapmak zor olmasa gerek.

Kitapların içi dolu hale gelirse herkes kazançlı çıkacak. İçi dolu kitapları da iktidara yakın matbaa basacak. Veliler ekstra kitap parası ödemeyecek. Öğretmen çocuklardan yardımcı kitap isterken ezilip-büzülmeyecek. Veliler öğretmen veya okul idaresini kitapçılardan avanta alıyor suçlamasında bulunamayacak.

Velhasıl kitap meselesi tek seferde çözüme kavuşacak. Bunu yapmak çok zor olmasa gerek…

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer bu konuyla alakalı il müdürlerinden çalışma talep etmeli. İsrafın önüne geçmenin bir yolunu bulmalı.

Aksi takdirde Milli Bakanı Özer olmuş, Selçuk olmuş ne fark eder. Mesele bakanın kim olduğundan çok çözüm üreten ismin görevde olması. Bakanlar gelip gider biz bir arpa boyu yol alamayız…