Bir komedidir gidiyor, zincir marketler açıklama üstüne açıklama yapıyor. Malum hükümet yetkilileri fiyat artışlarının tek sebebinin “üç harfli” marketler olduğu ezberi yaptırmaya çalışıyor.
AKP’li siyasetçiler bu işi iyi biliyor, kendi sorumluluk alanında ki bir meseleyi ya da diğer bir deyişle yaşanılan ekonomik krizin tek gerekçesi kendileri olmalarına karşın, algı çalışmaları yürütmekteler. İstenilen nedir; yaşanılan fiyat artışları, hayat pahalılığının sebebi “üç harfli” marketler. Yani AKP’nin bu hususta en ufak kabahati yok, onlar ekonomi yönetiminde başarılılar ama bu bahse konu marketler sabote ediyor, pahalılığın sebebi oluyorlar.
Şaka değil son günlerde yaşanılanlar tamda bu şekilde, bir kampanyadır ki gözümüzün önünde sergileniyor. Ne söylesen anlamsız, hükümet başarısızlığını başkalarına kesecek.
Son günlerde ne yaşanılıyor; bu zincir marketler fiyat sabitleyeceklerini açıklama yarışındalar, ne demek bu; bir ay süre ile ürünler sabit fiyatla satışı sunulacak yani zam gelmeyecek. Bu sayede de hükümet başarılı gösterilmiş olacak, nihai başarılılarda!!!
Baksanıza bir ay süre ile fiyat artışı yaşanmayacak, gerçi bir görüş o sırada etiketler değiştirildi dense de sonuç olarak yürütülen algı kampanyası bu sorunu aşar.
Tek sorunumuz “üç harfli” marketler, hayat pahalılığının da tek adresi. Öyle bir akıl ki buna inanmamızı istiyorlar, enflasyon denilen ekonomi gerçekliğini görmemizi istiyorlar. TUIK denilen kurumda istenilen enflasyon oranlarını açıklıyor.
Dolayısıyla ortada olan sorun enflasyon oranları değil, sadece “üç harfli” marketler zinciri. Marketler bir aylık süre ile fiyat artışı yapılmıyorsa sorunda çözülmüş oluyor.
Tüm yapılmak istenilen de bu olsa gerek, ne kadar başarılı olurlar bilemiyorum ama hayat pahalılığı son bulmaz. Sorunun tek adresi marketler düzeyinde yaşanılan pahalılık değil, hayatın her alanı pahalı.
Kira bedelleri, doğalgaz, elektrik, su örnekler uzayıp gidiyor. Fiyat sabitlenmesine ilişkin en ufak bir adım atılmadı. Akaryakıt zamları haftada kaç kez yaşanmakta yetişmek mümkün değil. Ancak meselenin bu tarafı görmemiz istenmiyor. Yapılmak istenilen ezber tüm pahalılığın sebebi “üç harfli” marketler olduğuna inanmamız.
Bir kesim tarafından karşılık bulmakta sanırım, ancak bilinmeli ki bu türden algı çabanızın geniş halk kitlesinde bir karşılığı olacağını sanmıyorum. Sonuç ortada yaşanılan hayat pahalılığı her yurttaşın ilk elden cebini vurmakta, algı ile bunun önüne geçmek mümkün değil.
Asıl olan yapılması gereken enflasyonla mücadele olmalı, fiyat sabitlemek bu haliyle mümkün. Aksi yapılan çabalar beyhude olur ki ilk fırsatta fiyatlar çok daha artacaktır. Derdiniz mücadele etmekse bunun yolu fiyatların sabitlenmekten geçmediğini hepimiz biliriz, günü kurtarmaktan öte bir durum yok ortada.
Günü kurtarmak üzere harcayacağız tüm emeği meselenin kökten çözümü için harcayın, hedef “üç harfli” marketler değil, sorunun asıl kaynağı olmalı.
Sadece marketlerde değil de tüm sektörlerde fiyat sabitleyip, üretime önem verseniz ekonomiye katkı koyarsınız.
Kısacası riski kaynağında yok etmekten geçer.