Bugünün geleceği dünden belliydi, onun için feryat etmeye gerek yok. Sapanca Gölü için alarm hali var, bahçe sulaması dahi yasaklandı.

Yani içme suyu kullanımı kısıtlandı.

Göl seviyesinin yetersizliği, bir takım önlemler almaya zorluyor. İçme suyu kısıtlanmaları yaşanacak, yakın zamanda günün belli saatlerinde planlı su kesintisine gidilecek.

Planlı elektrik kesintisinden, planlı su kesintisine doğru yol alıyoruz.

Doğa Ana’nın verdiklerini hoyratça kullanırsan kıymetini bilmeyip, rant’a peşkeş çekersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın.

Sonuçta olanda gariban yurdum insanına olur…

“Nerden nereye” dedikleri bu olsa gerek…

Dünde ne varsa eleştirdikleri fazlası ile bugün yüzleşiyorlar, o kadar ileri gittiler ki “hayalde gerçek oldu” kıvamında bir durum.
Yıllardır itiraz ediyoruz su fabrikalarının durumunu, kontrolsüz su kullanımı diye. Özellikle Kocaeli’nin kullanımı nedir?

Hiçbirini duymadılar ya da işlerine gelmedi, bugün feryat başladı.

Çok geç kaldınız, “atı alan Üsküdar’ı aştı”

Sapanca Gölü, değil bu şehir bu ülke için marka değer ve geleceğe bırakılacak miras dendi, yazık etmeyin geleceği düşünün dedikçe iktidar kulaklarını tıkamış, izleyici olarak süreci takip etti, hatta bu durum işine de geldi.

Son kaçınılmazdı, bir gün bu durumla karşılaşılacaktı ve o gün kapıya dayandı.

Hele ki son yerel seçimle CHP’ye geçince belediye, daha duyarsız ve dikkatsiz olmaları tesadüf değil.

Bilindik AKP tavrı, ya ondansın ya değil.

Karşı tarafta iseniz ki böyle bir tanımlamaları var, vay halinize. Kamu kaynak ve gücü ne ise ellerinden geleni yapıyorlar…

Sapanca için yaşananlarda farklı değil, dolayısıyla siyasete kurban veriyoruz ne yazık ki…

Sapanca Gölü için doğal kaynaklar, doğa tahribatı yaşandı, ilk alarm böyle verildi ancak görmezden gelindi.

Su fabrikalarının denetimsizliği ile zirve yaptı, ardından kontrolsüz bungalov furyası yaşandı ve bugüne bizi hızlıca getirmiş oldular.

Çözüm olarak buldukları yol ne; içme suyu kullanımı kısıtlamak, bahçe sulanmasının yasaklanması.

Sorunu çözmek gibi dertleri yok, günü kurtarmak ve en iyi yaptıkları işi yapmak, algı oluşturmak, sorumlunun kendilerinin olmadığını anlatmak.

Hiçbir olumsuzluk nasıl üzerlerine yapışmıyorsa burada ki durumda aynı…

Geçmişten bugüne kadar Akademisyenlerin ve konu hakkında yazılanları hiç dikkate almamalarının sonucu ortada..

Sapanca Gölü, elimizin altından kayıp gitti ama sorumlusu AKP değil, tarih bu durumu nasıl yargılayacak göreceğiz, yaratmaya çalıştıkları algı kurtaracak mı?

Yazık oldu güzelim gölümüze, yazık oldu o güzelim doğamıza…