Hain darbe girişiminin yıldönümünde bir dizi etkinlik yapıldı şehirde. Şehitlerimizi anmak, meydanı diri tutmak için yapılan etkinliklerin eleştirilesi birçok yönünü konuşabiliriz.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde meydanlara akan binlerin hatırına eksikleri çok irdelemeden vefasızlık ve ülkemiz için büyük önem taşıyan günde bile öne çıkma çabası hiç hoş olmadı. Günün önem ve ehemmiyetine yakışmadı…

Milli Birlik Gününde ikili ilişkiler nedeniyle yok sayılacak halleri yok Vali Hüseyin Avni Coş ve Türk İş Başkanı Ergün Atalay’ın. Yoğunluktan unutulmuş olmalı.

En azından ben öyle düşünmek istiyorum.

“Kasıtlı olarak bu ikilinin görüntülere alınmadığını, isimlerinden bahsedilmediğini düşünürsem; meydanda yayınlanan görüntülerde ön planda olanların derdinin 15 Temmuz ruhunu diri tutmak olmadığını her fırsatta kendi egolarını cilaladıklarını ifade etmem gerekir ki,” böyle düşünmek istemiyorum.

Keşke binlerce Sakaryalı okunan salaları meydana kurulan ses sistemi aracılığıyla dinleyebilseydi. En azından bu ayrıntıya dikkat edilseydi 15 Temmuzun ruhu daha iyi hissedilirdi…

Organizasyonu, unutulan şahsiyetleri bir kenara bırakacak olursak, Sakarya 15 Temmuz’da ayaktaydı. Eğer hala ülkenin birliğine, dirliğine zarar vereceğini düşünen çürümüş beyinliler varsa, meydanlara akan binlerce vatandaşı görünce bu düşüncelerinden vazgeçmişlerdir.

15 Temmuz etkinliklerinde görev yapan herkesin emeğine sağlık. Eksikler, unutulanlar elbette olacak. Bir sonraki organizasyon da aksayan yönler muhakkak ki giderilecektir.

Meydana çıktığımız her gece coşkuyu diri tutmaya çalışan ses ve sahne ekibine, bıkmadan, usanmadan, of bile demeden çay ve diğer ikramları servis eden emekçilere teşekkür ediyorum.

15 Temmuz’u anarken keşke Adapazarı Şeker Fabrikası ile ilgili soruşturma açılmış olsa ve önemli çalışmayı yapan ekibe de teşekkür edebilseydim.