Siftah yapamadan günü kapatan pazarcılar. Bizim gazete Katlı Pazar yerinde yaptığı çarpıcı sonuçları olan çalışma sonrası ortaya çıkan manzara. Esnaf dertli tüketici dertli sanırım bir tek iktidar temsilcileri durumdan memnun. İktidara oy veren yurttaşta aynı dertten muzdarip.
Nihai aynı şartlar altında yaşam sürüyorlar, iktidarın egemenlerinden söz etmiyorum. Pazarcı esnaf dertli, malı tezgahta kalıyor, siftah yapmadan tezgah topluyorlar. Tüketici dertli eline geçen ile ancak faturalı giderleri karşılar durumda. Son aylarda özellikle elektrik ve doğalgaza gelen zamlar düşünülürse, maaştan geriye bir şey kalmayacağı ortada.
Yurttaşın arasından borçlu olmayanı bulmak artık cımbız marifetine kalmış.
Meselenin ilginç yönü ise iktidar ve imtiyazlı çevreleri durumdan bihaber. Ve maalesef bugünler iyi günlerimiz, her geçen gün hayat şartları daha da ağırlaşıyor. Aklıma o malum 2001 krizi geliyor, yazar kasanın Başbakanlık binası önünde yere atılması, kırılması eylemi. “Nerden nereye” o gün demokratik hak olarak görünen eylemi bugün akıldan geçirmek bile nerede ise mümkün değil. Düşünceye bile kelepçe takılacak nerede ise.
Tüm ekonomistlerin ortak tespiti ülke son 50 yılda böyle bir ekonomik dar boğaz yaşamadı, yüksek enflasyonla karşılaşmadı. TÜİK’e rağmen enflasyon oranları ortada. İktidara göre enflasyon oranı açıklamayan TÜİK başkanlarının başına ne geldiğini sanırım hepimiz biliyoruz. Kaçıncı TÜİK başkanı değişti takip etmek mümkün değil. Buna rağmen yüzde 49 açıklamak zorunda kaldılar. Oysaki piyasa enflasyon oranı yüzde yüzlerin üzerinde, herkes kendi enflasyon oranını kendi tespit ediyor. Pazarda ki ve marketteki rakamlar ortada iken. Hele elektriğe gelen yüzde 127 oran orta yerde dururken, kimi nasıl ikna edecekler.
Katlı Pazar yeri esnafının feryadı da bu, ya siftah yapamıyorlar ya da giderlerini karşılamayacak kadar yapılan satışlar. Herkes durumundan şikayetçi, iktidar egemenleri dışında tabi.
Katlı Pazar yerinde bir dokun bir ah dinle, ne tezgahı ayakta tutacak durumdalar nede geçinebilecek durumdalar ve en kötüsü de umutlarını yitirmiş durumdalar. Yarına dair beklentileri kaybolmuş. En çarpıcı tespit ise göze çarpan “Herkes et yiyemiyoruz diyordu şimdi ise sebzede yiyemiyoruz” oldu.
Kuyumcu piyasası gibi, her an değişen etiketler. İşte enflasyon oranı aranıyor git Katlı Pazara öğren, piyasa gerçeklerini ne kadar örtmeye gizlemeye çalışsanız da olmuyor. AKP’ye oy veren Pazar esnafının da derdi aynı, aynı dille feryat ediyor.
Asgari ücrete yapılan zam henüz çalışanın cebeni girmeden eridi gitti. Faturalı giderler ile eritildi, asgari ücretli henüz Pazar yerine varamadı bile.
Bu feryat aslında tüm yurttaşın feryadı ama anlayan dinleyen nerde.
Gelen zamların tamamını nihai tüketici ödüyor.
“Kaşıkla verip Kepçeyle alıyorlar”
Yurttaş artık Market ve Pazar yerlerini Müze ziyareti gibi yapıyor, tek fark giriş ücreti yok ve korkum o dur ki yakında giriş ücreti gelmesin.