Olumsuzlukların adresi olduk. İş kazaları başta olmak üzere birçok olumsuzlukları yaşayan bir şehiriz maalesef.

Bir öncekinin yarası henüz sarılmadan yeni iş kazası. Bu kazalar neden hep bizde yaşanmakta anlaşılır gibi değil. Hendek ilçemizde yaşanan iş kazası. Ölüm ve ağır yaralanma sonuçları.

İhmal nerede? Ne oluyor anlamış değilim.

Ülke olarak yaşanılan olumsuzluklar, buna ilave olarak bizim yaşadıklarımız.

Eksik olan ne bilemiyorum ancak yaşananlar da ortada. Sürekli meydana gelen iş kazaları ile medyaya haber konusu oluyoruz.  

Buradan çıkmalıyız. Olumsuzlukların merkezi olmamalıyız.

Kim sorumluluklarını yerine getirmiyorsa hesabı sorulmalı ve bir bedeli olmalı. Çok alışık olmadığımız bir düzen, sorumsuzlukların bedelinin ödendiği hiç de alışık olmadığımız bir hal.

Ancak tüm bunlara rağmen bir dur demeli. Demeli ki artık canlar yanmasın, ocaklar sönmesin. Masum aile bireylerinin feryatları son bulsun.

Her felaketin bedelini işçi sınıfı ödemekte, emekçi bedelini canı ile ödemekte.

Sınıfsal bir farklılık ortaya koymak istemem ancak ortaya çıkan manzara da maalesef bu…

Her iş kazası sonrası bildik manzaralar ortaya çıkıyor. Olayın hemen sonrasında siyasi erkin ilk beyanatları birbirinden farklı değil.

İlk an görüntüleri hep aynı. Tüm devlet erkanı yerini alır ve acılar paylaşılır.

Bir müddet ahlar/vahlarla vakit geçiriyor ve günü kurtardıklarını zannediyorlar.

Oysaki gerçeklik çok farklı. Sönen ocaklar, yitirilen hayatlar. Bedeli emekçi ödüyor ve ödemeye devam edecek.

Sonuç hiç farklı olmuyor…

Dur demek için önlemlerin alınması için daha ne beklenmekte. Kaç can daha yitirilirse, kaç ocak sönerse ders alacağız ve dur diyeceğiz.

İş kazaları ve kaybedilen hayatlar verisinde dünya rekorları kırmaktayız.

Şehir olarak ülke ortalamasının üzerinde iş kazaları yaşamaktayız. Bizdeki eksiklik çok daha belirgin.  

Sorumluluk adresi olarak umarım bürokrasi dizilimi ve yargı sağlıklı işler.

İş Güvenliği Yasası masa başında kopyala yapıştır yapıldığı ve sahada olanların bilgisine başvurulmadığı, denetim yapılacağı haberinin önceden alındığı, buna göre kağıt üzerinde uygunluk ayarlanıp ve daha sonra yemekle taçlandırmak.

Denetimlerin ve testlerin muhakkak akredite kurum ve kuruluşlar tarafından yapılması sağlanmalıdır.

Ve teknik konular denetimi için bağımsız denetim kuruluşlarının önü açılmalıdır.

Meselenin esasını hepimiz biliriz, siyasi iktidara yakınlık ve uzaklık…

Günü kurtarma çabalarından uzaklaşılır ve olayı unutturma yolu seçilmez. Köklü çözüm yolu seçilir ki bir daha bu acıları yaşamayalım.

Sakarya şehri artık olumsuzlukların ilk adresi olmasın. Umarım bu olayla son bulur.