Üretim çiftliği diye bir gerçekten bahsedelim mi biraz?

Hani şu geçtiğimiz günlerde Haytap'ın paylaştığı üretim çiftliği adlı zindan.

Kurtarılan hayvanların içler acısı hallerine şahit oldunuz mu?

Ben gördüm. Tüyleri keçe keçe olmuş, yorgunlukları gözlerinden okunan zavallı ve masum canlılar.

Bir odaya kapatılıp önce çiftleştiriliyorlar. Gebelik süreleri pislik içinde ki odada geçiyor. Bir gram sevgi yok. O şartlarda doğum yaptırılıyor dişilere. Yaşı kaçmış, ne kadar zaman önce doğum yapmış zerre önemli değil. Taştan buz gibi yerlerde önlerine atılan biraz mamayla büyütüyor bebeklerini o garipler. Sonra hop, çeşit çeşit fotoğraflar, allı güllü yataklarda. Bebekler alıcılarını bekliyor, anneler yeniden çiftleşmeye.

Yorulmuş mu bu hayvan kimin umrunda?

Nerede yaşıyorlar kim bakıyor?

Hayvanları kategorize etmek, cins veya değil diye sınıflandırmak zaten başlı başına akıl alan birşey değil ancak;

Satın aldığınız canların nerede ve ne şartlar altında ürediklerini lütfen sizler de kontrol ediniz.

Veteriner hekim kontrolünde olmadığını düşündüğünüz üretimhaneleri lütfen hiç çekinmeden şikayet ediniz.

Yönetmelik gereği her hayvanın kilosuna ve boyutuna göre yaşam alanının olması gerekiyor. Yaşadıkları alanların temizliği ve bakımının düzenli olarak yapılması gerekiyor. İş sadece yaşam alanıyla bitmiyor. Çiftleştirilen hayvanların da düzenli bakımları, aşıları, iç dış parazit ve sağlık kontrolünden geçmesi gerekiyor.

Asıl önemlisi de bu çiftliklerin denetlenmeleri gerekiyor.

Denetleme dediğiniz habersiz, bir anda yapılan yerinde kontrollerdir. Yapılıyor mu böyle bir denetleme?

Hayvanların mal olmaktan çıktığı gün bitecek aslında bu eziyet ama o zamana kadar bu zulme birilerinin dur demesi gerekli.

Sağlıklı bir yaşam için hayvanların sürekli değil belirli aralıklarla gebe kalmaları lazım.

Bazı üretim çiftlikleri üretim çılgınlığına dönmüş durumda. Ve bu kötülüğün artık sonunun gelmesi şart.

Onlar makine değil, canlı.