20 yılın sonunda ‘Hastanelerde yatak sorunu kalmayacak’ noktasına geldik. Sözün sahibi Sakarya AKP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz.
Yerel basına açıklamalarda bulunan Yavuz, geçmişi ve geleceği değerlendirmiş. İktidarları süresi içerisinde şehre kazandırdıkları projeleri ve devam eden projelere dair paylaşımlarda bulunmuş. Öyle ki açıklamaları okuyunca açıkçası şehrin tüm sorunlarının çözümlendiğini düşündüm.
Gerçi açıklamadan da anlaşılacağı üzere, sağlıkta yaşanılan sorunları anlatmaya çalışmış. Var olan hasta yatak sorununun yapımına devam edilen bin yataklı hastane ile çözüleceğini işaret etmiş.
Şöylesi bir eleştiri kuşkusuz haksızlık olur, AKP iktidarı süre içerisinde şehre hiçbir yatırım kazandırmadı, değer katmadı diyemeyiz. Yavuz, bu hususta örnekler vermiş, yeni şehir stadı, millet bahçesi, araştırma hastanesi, diş hastanesi gibi projeleri anlatmış. Yapılan projeler adına doğru sözler sarf etmiş.
Sorun nerede; 20 yıl genel ve yerel iktidar süresi içerisinde parmak hesabı yapılanları anlatmak değil, tüm sorunların çözüldüğünde anlatabilmek. İşte; tüm sorun burada. Cumhuriyet tarihi boyunca kimseye nasip olmayacak kadar iktidar süreleri var ancak 20 yılın sonunda sorunları çözdük diyemiyorlar.
Diğer bir deyişle, çözümsüzlük itirafında bulunmuş oluyorlar.
Bu şehrin en temel sorunu ne denirse, taraflı tarafsız ortak cevap, deprem ve depremle mücadele olur. Asrın felaketinin üzerinden 23 yıl geçti ve bu hususta atılmış adım yok. Ya da yeterli adımlar bir türlü atılamadı ve henüz depremden kalma hasarlı bina stogumuz bile tam olarak tespit edilebilmiş durumda değil.
Henüz daha hasarlı konutlarda ikamet devam etmekte, alınan risk insan yaşamları üzerinde verilmekte. Kentsel dönüşüm ile sorunun çözüleceği hep tarif edilir gel gör ki sadece konuşulmakta, dediğim gibi atılmış somut adım maalesef yok.
Yavuz, açıklamada bulunurken bunu söylememiş sanırım. Yani, bir deprem olsa maazallah karşılaşacağımız muhtemel felaket tablosu sanırım hepimizin tahmin edebileceği bir tablo olsa gerek.
Geçtiğimiz günlerde yaşanılan Düzce depremi ve yarattığı panik düşünülünce, muhtemel manzara sanırım gözler önüne gelir. Hiçte hafife alınır bir durum değil ve maalesef vahşetin habercisi. Deprem gerçeğini bir türlü bilemediler, bu anlamda atılacak adımlar atılamadı.
Her sokakta hasarlı yapılar günlük yaşamın içerisinde ve tehdide devam etmekte. En temel sorunu çözüme kavuşturamayanlardan daha fazlasını da beklemek haksızlık olur.
İnsan yaşamının ilk elden ilgilendiren sorun çözümsüz kalmışsa bu süre zarfında, başka söze ne hacet. Şehrin kalan sorunlarını sıralamanın da bir anlamı yok.
Şehir içi trafik yıllar yılı tartışılır ve AKP’li siyasetçiler çözüm olarak hafif raylı sistemi tarif eder hatta her fırsatta sözünü vermekten geri kalmaz. Geriye dönük bakın her seçim dönemin vazgeçilmez taahhüdüdür.
Geçen bu süre zarfında bırakın hafif raylı sistemin 124 yıl önce var olan tren seferleri sağlıklı çalıştırılamadı. Uzun süre tren seferleri durduruldu, hatırlayın. Nerede ise var olan tren rayları sökülecekte bırakın bir metre yeni ray döşenmesini.
Yani demem o ki temel sorunlarımız bir türlü çözüme kavuşturulamadı. Şu örnekle son vermiş olayım, değilse çoğaltılabilir benzeri örnekler.
Yine var olan AFA Kültür sitemiz yenisi yapılacak diye 2016 yılında yıkımı gerçekleştirildi, görsel paylaşımlar harika ötesiydi yeni kültür sitesine dair. Gelinen aşama öyle ya da böyle bir kültür sitemiz vardı o da yıkıldı.
Bugün itibariyle Sakarya şehrinde kültür sitesi yok.
Yavuz, açıklamalarda bulunurken keşke eksiklikleri de anlatsaydı. Tabi siyasetin doğasına uygun değil ancak yine de itiraf niteliğinde olmuş, hasta yatak sorunu üzerinde sarf ettiği sözler.
Yavuz’un açıklamaları gösteriyor ki şehrin temel sorunları gündemlerinde değil neyse ki seçime çok zaman kalmadı.