Lütfü Bayraktar, arada bir açıklama yapıyor o sayede varlığını görüyoruz. Fındık taban fiyatı üzerinden bir açıklama yaptı, memnun edici taban fiyatı olmayacağını anlattı, daha doğrusu bilgi verdi.
Onun üzerinden eleştirilerin hedefi oldu, kendini savunmaya başladı.
İyi üretici olduğundan bahsederek kendini savunmaya çalışmış, Fiskobirlik başkanlığı ve almadığı maaş, huzur hakkından söz ederek kendini anlatmaya çalışmış.
Maaş almamıştır, huzur hakkı talep etmemiştir bunların tamamı doğrudur. Bu açıklamalara itirazım olmaz, özel bir anlam yüklemeye de gerek yok.
Taban fiyatının takipçisi olmak, üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak temsil ettiği üretici birliği açısından en önemli görevi olsa gerek.
Bir diğeri ise iktidarın mensubu milletvekili, seçilme gerekçelerinin en başında yer alması gerekir üreticin sorunlarıyla meşgul olması.
Ancak her iki durumunda farkında olmadığı anlaşılmakta.
Üreticinin sorunlarını dile getirmektense kendine ait durumu anlatmakla meşgul, işin açıkçası seçildiği günden itibaren görünmeyen varlığı ile yokluğu belli olmayan bir milletvekili profili sergilemekte.
Bir iki kez gündeme geldi, şehrin sorunlarının çözümüne ilişkin rol aldığına henüz tanık olmadık.
Partisini bayramlaşması esnasında söylediği sözler ile gündeme geldi. Cennete gitmenin yolunun AKP’den geçtiğini anlatmaya çalışmıştı.
AKP’ye hizmetin ulvi dava olduğunu anlatmıştı.
Şimdide fındık taban fiyat meselesinde önümüze çıktı. Her iki durumda da yurttaşın sorununun çözümüne dair söylediği tek söz yok.
Seçim çevresi Karasu, Kocaali ilçeleri. O bölgelerde sorunlar bitmiyor, dile getirenlerde kendi partisinin ilçe başkanları ve belediye başkanları.
Üvey evlat muamelesi görmek, sağlık hizmetlerinden faydalanamadıklarını hastanenin yetersizliği, doktor eksikliğinden şikayetçi oluyorlar.
Asayiş sorunları gibi birçok sorunu dile getiriyorlar.
Bayraktar’ın bulunduğu bir ortamda dile getirilen şikayetler bunlar. Duymadım bilmiyorum diyemez. Ancak bu hususta tek açıklaması olmadığı gibi, çözüme dair çabasına rastlamadık.
Öncelikli görev alanında ve sorumluluğunda olan sorunların çözümünde iradesi olmadığı gibi, bu hususta alınganlıkta göstermiyor.
Aksine böylesi bir derdi de yok.
Fındık taban fiyatı üreticinin girdi maliyetlerini karşılayacak durumda mı, senin önceliğin bu olmalı. Haricinde söylenilen hiçbir sözün anlamı da yok geçerliliği de.
Hamaset dilinden öte bir yere varmaz…