Her türlü önlem alındıktan sonra elde olmayan nedenlerden vuku bulan Can ve mal kayıplı hasarın oluşmasına trafik kazası diyoruz. Zaten önlemler alındıktan sonra trafik kazasının olma olasılığı oldukça düşüktür. Otobüs kazalarının başlıca nedenleri şöyle sıralayabiliriz.
- Sürücülerin uzun süre direksiyon başında olmasına bağlı olarak yorgun düşmesi.
- Trafik kurallarının ihlali ve aşırı hız
- Eğitim eksikliği (Ürünün yeteri kadar tanınmaması)
- Teknik arızalar ve bakımsızlık
Düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen nedenler bunlardır. Kazaların özellikle sabah saatlerinde olması akla ilk yorgunluğu getiriyor. Yorgunluğun ana nedeni ise uzun süre direksiyon başında kalma ve haftalık olarak yeteri kadar dinlenememektir.
Ticari araçlarda gün içerisindeki araç kullanma süresi takograf ile takip ediliyor. Hatta daha sıkı takip yapabilmek üretilen araçlar analog takograf yerine dijital takagrof ile üretilmeye başlandı. Ama maalesef sektördeki kötü niyetliler bunu da ekarte ettiler.
Yorgunluk bir de aşırı hız ile birleştiğinde kaza ihtimali bir kat daha artmaktadır. Örneğin 50km/h hızla giden bir araç sürücüsü yapacağı eylem için 1 saniye civarında bir süre geçirir.Yani bu hız ile 14 metre sonra frene basar. 50km/h hızda durum bu ise aşırı hızdaki durumu siz düşünün.
Sürücü eğitim ve kültürünün belli bir seviyeye yükseltilmesi ve sürekli izlenebilir hale geldiği anda kaza risk oranı ve kaza oranı minimize edilebilir.
661/2009/AT Genel Güvenlik Mevzuat gereği 1.1.2016 tarihinden itibaren üretilen ve ithal edilen ağır ticari araçlarda , Elektronik Stabilite Programı (ESP),Gelişmiş Acil Frenleme Sistemi (AEBS),Şerit Takip Sistemi (LDW) gibi elektronik sürüş destek sistemleri zorunlu donanım olarak eklenmiştir. Otobüs güvenlik sistemlerinin teknolojik olarak gelişmesine karşın, sürücü eğitimlerinin önemsenmemesi, uygulanmaması ve denetlenmesi trafik kazalarını istenilen seviyede azaltmamaktadır.
Kazaya sebebiyet veren teknik arızalara baktığımızda, usulsüz yapılan tamirat ve onarımların başı çektiğini görüyoruz. Araçların fren sistemlerine uygun olmayan müdahale, çift devreli fren sisteminin tadilat ile tek devreliye çevrilmesi, üreticilerin tamirine onay vermediği fren kaliperleri, elektronik güvenlik parçaları bilinçsizce tamir ediliyor.
Diğer taraftan TÜV araç muayenesinin mantık olarak basit, çabuk bir kontrol olması tek başına yeterli gelmiyor. 5 dakika içerisinde olup bitiyor. Avrupa normal TÜV kontrollerine ilave ek teknik denetim yapılmasını şart koşuluyor. Bu şekilde fren, direksiyon, lastik, emisyon ve egzoz gibi güvenlik sistemlerinde tip onayını düşürecek seviyede yanlış bakım, değişiklik veya manipülasyon yapılması önlenmelidir. Avrupa’da bu iş TÜV’de değil, bunun için yetkilendirilmiş yetkili ve özel servisler bulunmakta ve bunlar tarafından yapılmaktadır.
Türkiye trafik kazalarında ölümleri 2020’de 2010’un yarısına düşürme hedefine atıf olarak, Trafikte 2020 adında bir hedefi var. Trafik kazasında ölümler 2010 yılında 4045 iken %46 azalış ile 2020 yılında 2197 kişiye düşmüştür. Bu hedefin gerçekleşmesi için çeşitli mevzuatlar oluşturuldu.Bu mevzuatlar hedefe ulaşmak için atılmış olumlu adımlardır. Fakat halen uygulama tarafında atılması gereken birçok adım vardır.
Trafik hepimizin vazgeçilmezi, her birey üzerine düşeni yaptığında her şeyin daha güzel olacağına göreceğiz.