Fren sistemi otomobillerimizin güvenlik anlamında önemli sistemlerinin başında gelmektedir. Fren sistemi , pedal ,vestenhaus, fren merkez silindiri ,hidrolik sıvısı,basınç hortumu,kaliper ,disk ve balatadan oluşmaktadır. Bu yazımda fren sistemini oluşturan bileşenlerden biri olan fren hidroliğinin fonksiyon ve yapısı hakkında bilgi paylaşmak istiyorum.
Fren hidroliği vasıtasıyla fren pedalındaki kuvvet balatalara iletilir ve bu sayede aracımızda yavaşlama ve durma gerçekleşir. Eğer ki aracınızda fren hidroliği eksik yada uzun süredir değiştirilmemiş ise istenilen frenleme gerçekleşmez. Rezervi azalmış yada tükenmiş balatalar, fren sistemindeki kaçaklar hidrolik sıvı seviyesinin düşmesine ve bunun sonucu olarak daha fazla fren kuvveti uygulanmasını gerektirir. Bu nedenle fren hidroliği seviye ve değişim periyodunun düzenli bir şekilde yapılması gerekir.
Birçoğumuz fren hidroliği hakkında da eksik bilgiye sahibiz. Bu eksik bilginin başında fren hidroliğinin 2 yılda bir periyodik olarak değiştiğini bilmemiz geliyor. Basitçe araca göre sol ön göğüs bölgesindeki fren hidrolik rezerv kabından seviyeyi kontrol ediyor, eğer ki sıvı seviyesinde bir eksilme yok ise devam ediyoruz. Ama olması gereken durum hiçte böyle değil.
Fren hidroliği sıvısı higroskobik yani nem tutan bir niteliktedir. Uzun süre fren hidroliği değişmediğinde bünyesinde nem ihtiva etmeye başlar. Nem dediğimiz bir bakıma su taneciği anlamına geliyor. Örneğin DOT3 hidrolik sıvısı için kuru kaynama noktası 205 C° iken ıslak kaynama noktası (bünyesinde nem oluştuğunda) 140 C ° ‘ye inmektedir. Kaynama noktasındaki düşme frene basıldığında fren hidroliği üzerinde oluşan yüksek basınç ve balata disk arasındaki sürtünmeden dolayı oluşan ısı ile hidroliğin içersindeki suyun(nemin) kaynamasına ve fren kuvvetinin azalmasına neden olmaktadır. Azalan fren kuvveti aracın istenilen mesafede durmamasına ve kazalara sebebiyet vermektedir. Bu durumun önüne geçmek için fren hidroliğini 2 yılda bir değiştirmeyi unutmayalım.
Saygılarımla.