Bugün etrafımıza bakıp da,
Sorumsuz diye nitelendirdiğimiz,
Kaba diye tabir ettiğimiz,
Menfaatçi gördüğümüz,
Yalanlarından usandığımız,
Dürüst olmayışından yakındığımız,
Saygısızlığı karşısında şaşıp kaldığımız,
Vicdan yoksunu diye üzüldüğümüz,
Merhametsizliği karşısında yara aldığımız,
O denli sevgisiz olabildiğine inanamadığımız,
Caniliğinden ürktüğümüz,
Yaptıklarını okurken dahi ürperdiğimiz,
İnsanlıktan uzak bulduğumuz,
"Bu kadarı nasıl olur!.." diye aklımızın almadığı birçok şey ve daha niceleri,
Birçok insan için çocukluk dönemlerine ait yaşanmışlıkların,
Yarım kalınmışlıkların,
Belki aşırılıkların,
Maruz kalınmış durumların,
Çocukluk dönemlerinde açılmış yaraların vs. vs. bugünki çıktıları.
Ve bu yüzden önemli çocuklar,
Bu yüzden önemli çocukluk.
İşte bu yüzden çok önemli;
Büyütmek değil,
"Çocuk YE-TİŞ-TİR-MEK".
...
Ölüm bu ya ölüm...
Öyle dört harfi yan yana getirerek basitçe söylenebilecek bir şey değil yani.
Ö-l-ü-m...
Ve o kadar basit olmayan bu durumu,
Gayet soğuk kanlılıkla,
Pişmanlığın yanına bile uğramadan,
Üstelik de tüm pişkinliğiyle,
"... öl-dür-düm" diye kendince gerekçelerle söyleyebiliyor bir insan.
Ne acı,
Ne kadar acı öyle değil mi?
...
Yirmi yaşında,
Gencecik bir kızın bedenini toprağa vermek,
O beden ile birlikte çok şeyi gömmek demek.
Onun,
Hayallerini,
Heveslerini,
Amaçlarını,
Hedeflerini,
Aşklarını,
Sevmelerini,
Sevilmelerini,
Hayata dair yaşayabileceği onca güzel şeyi,
Onca duyguyu gömmek demek.
“Ordu’ da yetiştirme yurdunda kaldığım dönemde bir görevli bana işkence etti.
Cezaevinden kaçarak, bana işkence yapan görevliyi öldürmek için aradım. Fakat onu bulamadım. Uyuşturucu almıştım.
Onun tesiriyle daha önceden tanımadığım Ceren’ i yolda görerek peşine takıldım.
Uzun süre takip ettim ve bıçakladım..." cümlelerini kuran,
Yetiştirme yurdunda yetişmiş bir hayat,
Ordu' da gencecik bir insanı hayattan alarak,
Onunla birlikte ne çok şeyi aldı aslında hayattan.
Herkesin,
Hepimizin düşünmesi gereken çok şey var demek bu bence.
...
"Her vuku bulan bu ve benzeri olaylarla kara kara düşünmek yerine artık düşlediğimiz güvenli günleri yaşayabilmek dileğiyle..."