Nüktedan milletiz, güleriz hep ağlanacak halimize. Her zaman mağduriyetlerimizi espriyle dile getiririz, Rahmetli Kemal Sunalın filmlerinde olduğu gibi.
Ulu önderimizin Ülkemizi emanet ettiği gençlerimize neden zulüm ederiz. Bir ülkenin geleceği gençlerin elinde değil midir?
Bir gencin eğitim hakkını elinden almak kimin haddine ki.
Hak arayan üniversite öğrencilerimizi gözaltına almanın izahı nedir. Çevremizde bu durumdan dolayı tahsil hayatını bırakmak üzere olan birçok genç var. Bu gençler bizim evlatlarımız ve geleceğimizin teminatlarıdır.
Öğrenci yurt eylemlerinin ilk fitili Hendek Eğitim Kampüsü önünde dört arkadaş yatak koyarak gerçekleştirdiler.
Hendek ilçesinde ki kira artışlarına tepki için gerçekleşen eylemi, sosyal medyada “kiraların artmasından sonra öğrencinin hali” diyerek fotoğraf paylaştılar. Kısa süre içesinde binlerce kez paylaşım gerçekleşti.
Ve tüm ülke genelinde öğrencilerin haklı eylemi çığ gibi büyüdü. Kira artışlarında ki akıl almaz zam ve özel yurtlarda ki kira artışları, öğrencinin haklı isyanına dönüştü.
Maalesef kamu yurtlarının sayısı oldukça yetersiz, özellikle son yıllarda devlet yurt sayısına ciddi sayılacak oranda katkı koymadı.
2020 verilerine göre, yurt başına düşen öğrenci sayısı 10 bin 661, öğrencilerin yalnızca 8.2’sinin barınma ihtiyacını karşılamakta.
Diğer bir bakış açısı ile 2020 verilerine göre öğrenci sayısı 8 milyon 240 bin 997’ye yurt sayısı ise 7732’e yükseldi. Öğrenci artışına paralel yurt artışı gerçekleşmedi.
Son dönemlerde yaşanan ekonomik kriz ilk önce ev kiralarına ardından da özel yurtları tetikledi, bu durum karşısında birçok öğrenci barınma sorunu ile karşı karşıya kaldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Abartılacak bir sorun yok ki, ne abartıyorsunuz” diye bir açıklamada bulunsa da işin aslı hiç de öyle değil.
Her gün ülkenin farklı bölgelerinde öğrenci feryatlarını duyuyoruz. Öğrenci ve yurt sayıları da bu husustaki tabloyu gözler önüne seriyor.
Sakarya’da ise kamu yurt kapasitesi 2345 ve öğrenci sayısı ile kıyas bile kabul edilmez bir durum. Öğrenciye oranı ise 2.9’larda ki ülke ortalamasının da çok gerisinde.
Öğrenciler şikayet etmekte ve feryatlarında son derece haklılar. Rakamsal değerler incelendiğinde yaşanılan mağduriyeti görmek mümkün.
Bu durum ki genel siyasetin en önemli tartışma konusu haline dönüştü, özelikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun “20 yıldır yurt sorununu çözemediler, 1 yıl içerisinde yurt sorununu çözemezsem siyaseti bırakacağım” açıklaması tartışmayı tırmandırdı.
Hendek’te başlayan dört arkadaşın masum eylemi, ülkenin en önemli tartışma konusu oluverdi. Kıvılcımı biz yaktık, çözümün de ilk adresi umarım biz oluruz.