Neler oluyor anlaşılır gibi değil, güne nasıl başlayacağımız neler yaşayacağımız kestiremiyoruz. Ekonomide ki hızlı değişime ayak uydurmak mümkün değil.

Ne söylediğim belli, İstanbul Büyükşehir merkezli yaşanılan gelişmeler. Yazık oluyor güzel ülkemize, hukuk güveni her geçen gün daha da kayboluyor.
Söylenecek söz kalmadı.

Gelelim bize, Sapanca Belediyesi için soruşturma izni verildi. Konu Bungalovlar, ne güzel. Kaçak, imarsız, ruhsatsız işletmeler kapatılsın ve gereği yapılsın.

Buna itiraz yok, peki bu işletmeler ne zaman başlamış. Diğer değişle ne zaman yapılmış bungalovlar, geçmiş dönemin eseri.

Geçmişte tek inceleme yapmamışsın, tek kapama yapmamışsın dahası yapılmalarına göz yummuşsun bugün soruşturma izni veriliyor.

Ortada bir yanlış ve hata varsa, bedeli şüphesiz ödensin. Sorumluları kimlerse bedelini ödesinler, sorun bu soruşturmayı geçmişte niçin yapmamış olmalarında.

İlk akla belediyenin CHP’li belediye olması fikri geliyor ki sanırım abartıyor olmam. Soruşturma siyasi gibi duruyor, en azından kamu vicdanında böylesi karşılık buluyor.

Sebebi de malum; geçmişin yanlış ve hatasını bugüne yükleme çabası.

Geçmiş dönem belediye başkanları da dahil denilebilir ancak yeterli değil. Onların görev sürelerinde yapılması gerekenler bugüne bırakılmış.

Bu açıdan ortada büyük bir haksızlık var denebilir, en masum haliyle böylesi bir değerlendirme taraflı da olmaz abartılı da olmaz.

Ansızın bir gelişme olmasa gerek ya da bahse konu yapılar akşamdan/sabaha yapılmadı.

Dün göz yumulmamış olsaydı bugün böylesi bir sorunumuz yoktu. Dünün hesabı bugünden soruluyor.

Hele ki yerel seçimlerin üzerinden geçen bir yıl düşünülürse, niçin hemen sonrası değil de bir yıl beklendi.

Meselenin en çarpıcı tarafı bu olsa gerek…

İşlenilen günahlara ortak bulma çabası değildir umarım. Masum insanları suçlu çıkarma çabası ya da suçun ortağı yapma çabası değildir diye umuyorum.

Ancak kaygı duyduğum ya da duyulan kaygınında haklı zemini var.

Sapanca özel bir bölge, şehrin marka değeri olduğu gibi ülkenin de marka değeri. Değeri daha da yükseltmek ve korumak gerek.

Doğası ve Göl’ü, geleceğe bırakacağımız en özel miras. Bunu sen ben kavgası ile heba edemeyiz, etmemeliyiz…

Soruşturmaya gölge düşürmek kastında da değilim.

Hukukun doğru işlediği ve sonuçlarının doğru çıkacağı bir tablo ile karşılaşalım…