Çok defa konu yapıldı, kaleme aldık. Her seferinde benzeri şikayetlerimiz oldu, kamu kurumlarında ki personel alımları ve çalışma düzeni.
Özellikle belediyelerin durumu, kim ne iş yapıyor nerede çalışıyor belli değil.
Daha doğrusu çalışılıyor mu belli değil. Neticede her birinin bir yakını var, meclis üyesinin çocuğu, kızı olmak gibi aventajları var. Meclis üyesinin birinci derece yakını olmak, işe girmek için yeterli özellik.
Neredeyse tüm belediyelerde personel fazlalığı var. Bu fazlalığın sebebi ise secim vaadleri ve işinde uzman olan yetkili personel ile çalışmama isteği. Atıl durumda personel yadsınamayacak oranda.
Bu çalışmam mantalitesi belediyelere iş üretememe ve ekonomik külfete sebep oluyor.
İşe girmekten kastım, çalışmak değil. Maaş hakkı elde etmek.
AKP’li olmak tek başına yeterli bir özellik. İş üretme, çalışma meselesine gelince arkan sağlam olmayacak, eskiden gelen personel isen çalışanda sen olacaksın pek tabi.
Her bir belediye meclis üyesinin var olan tüm çocukları sistemin içinde, belediye kadroları bu arkadaşlara tahsisli.
Utanılacak bir hal yok onlar için, son derece sıradan bir durum.
Bu durumda belediye hizmetleri aksayacak, aksamasından daha doğal ne olabilir. Çalışma düzenine göre personel alımı yapılmadığına göre, sonuçlarına da katlanmak gerek.
Bu gidişe kim dur diyecek ya da dur denmesi gerekiyor mu?
Güçlü olan hep haklı olmasın, güç kullanılacak alanlar personel çalışma düzeni üzerinden test edilmemeli.
“Ben kimin yakınıyım biliyor musun” diye iddia içeren sözlerin muhatabı kimse olmasın. Bu söz ayıplı bir ifade diye niye kullananın aklına gelmesin.
AKP siyasetinin en büyük öğretisi oldu, güç kullanmak…
İşe girmenin önceliği olduğu gibi, kaytarmanın da öncülüğü AKP’li olmaktan geçiyor.
Ne yazık ki olan/biten her birimizin gözü önünde ve aleni yaşanmakta. Bu gidişe maalesef itiraz eden yok, otorite bu durumdan memnun.
Her ne olursa olsun sandık sonucu alıyoruz havasında oldukları için kendilerini düzeltme ihtiyacı da duymuyorlar. Böyle gelmiş böyle gidecek.
Değişimin yolu siyaset anlayışını değişimi ile olacak bunun yolu da AKP anlayışını nihayete ermesi demek, umarım bunun yolu açılır.
Her ne kadar son günlerde yaşanılanlar endişe uyandırıyor olsa da er ya da geç kaçınılmaz sonla karşılaşacaklar.
İktidardan ayrılmama adına ortaya konulan davranış biçimi, alıcı bulamayacaktır.
Bir müddet sonra görülecektir ki bu tutulan yol yanlış ve bu yanlıştan dönelim denilecektir, demokrasi yaşamın zorunluluğu olacaktır.
Biliyoruz ki yaşanılanlardan ayrım yapmaksızın rahatsızlık yaşanmakta, AKP’li seçmende bu durumdan rahatsız.
Böyle gitmez, gitmeyecekte…