Hele şükür seçim bitti. Toplumu geren ve kutuplaştıran söylemler geride kaldı. Tarafların birbirlerini irite eden incitici söz ve davranışlarının bir süreliğine de olsa geride kalacağını umut ediyorum.

Her ortamda söyledim. Yarışan adaylardan biri kazanırken diğeri kaybeder. Adayları destekleyen vatandaşlar için durum farklıdır. Eğer bir taraf kazanmışsa diğer taraf da kazanmış olur. Kayıp varsa herkes için kayıptır. Biz bir bütünü oluşturan parçalarız. Farklı düşünenleri yok sayarak ancak bütünü eksiltmiş oluruz.

Kutlama yaparken karşı görüşten bir başkasını bıçaklayarak öldürecek derecede gözü dönen birini kim savunabilir ki. Eğer savunanlar varsa birileri onlara insanlığını kaybetmiş bir güruhun parçası olduklarını hatırlatmalıdır.

Tekrar ediyorum, seçim bitti. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde çok zor bir süreç var. Ekonomik ve siyasi alanda çok fazla problem var. Gönül istiyor ki başarılı olsun. Sayın Cumhurbaşkanı başarılı olursa hepimiz kazanacağız. Başarılı olamaz ise hep beraber kaybedeceğiz.

Desteklediği adayın her sözünü doğru kabul edip sorgulamayan bireyler kendilerini hiçleştirdiklerinin farkında bile olmazlar. Onlar için kendi akıllarının önemi yoktur. Hal böyle olunca da lidere biat onlar için esastır. Bu durum insanın yaradılışına ve varoluşuna aykırıdır. Sorun da; bu aykırılığı ruhen teslim olmuş bireye anlatamamaktır.

Bu durum yarışa katılan tüm adayların taraftarları için geçerlidir. Seçim bittikten sonra silahlarla kutlama yapanlar ile karalar bağlayanlar aslında aynı bütünün parçaları olduğunun farkında bile değiller.

Kendisini hiçleştirerek taraftarı olduğu siyasileri tartışılmaz görenler bana Ferîdüddin ATTÂR’ın Manṭıḳu’ṭ-ṭayr adlı eserini hatırlatıyor.

1142-1145 yılları arasında Nîşâbur’da dünyaya gelen fars asıllı Ferîdüddin ATTÂR

 Eczacılık ve tıp ile ilgilendiği için “Attâr” lakabı ile ün salmıştır.  Eserleri ve öne çıkardığı vahdet-i vücûd teması Türk dünyasının yakından tanıdığı bir çok edebi şahsiyeti etkilemiştir. Yunus Emre, Mevlana, Ali Şir Nevayi ve Nesimi gibi şair ve düşünürler onun felsefesinden etkilenerek günümüzde bile geçerliliğini koruyan eserler vermişlerdir.

Manṭıḳu’ṭ-ṭayr, Attar’ın en bilinen eseridir. 1187’de kaleme alınan bu eser, temsilî bir şekilde vahdet-i vücûd inancını anlatan bir mesnevidir. Bu mesnevideki kuşlar kendilerine yol gösterecek liderlerini arayan insanları temsil eder. Padişahlarını bulmak ve kendilerine sahip çıkmalarını istemek için yola çıkan kuşlar zahmetli ve uzun bir yolculuktan sonra hedeflerine varırlar. Ne var ki vardıkları hedef noktasında kendilerinden başka kimse yoktur. Yol boyunca edindikleri tecrübeler onlara içlerindeki gerçek gücü göstermiştir.

İnsanın olduğu yerde umut vardır. Yeter ki insan kendi içindeki gücün bilincinde olsun.