Bizde hafif raylı sistem niçin yok, teknolojinin yaşadığı gelişim ve değişime bakın, birde bizde ki duruma.
Dibimizde ki komşu il yıllar öncesinden itibaren adım adım bu sorunu çözerken, biz konuşmaktan öteye gidemedik.
Her belediye başkan adayının siyasi şovu haline dönüştü.
Yirmi yılı aşkındır seçim dönemlerinin vazgeçilmez taahhüdü. Taahhüdün ortak tarafı ise tüm adayların AKP’li olması.
Yani her AKP’li belediye başkan adayının değişmez taahhüdü. Seçilince de ilk günlerinde görsel şovlar içeren paylaşımlar, ha geldi gelecek havası estirilir.
Sonrası ortada, bir tek metre ray döşenmez. Hatta öyle ki yüz yıllar önce döşenen raylara bile sahip çıkmazlar.
Var olan Adapazarı Ekspresi diye bilinen tren seferleri bile düzenlenemez, kah durdurulur, kah düzensiz çalışır.
Elindeki değeri kullanmayı beceremeyen anlayıştan, hafif raylı sistem sorununu çözüp hayata geçireceğini beklemek ne kadar gerçekçi.
Ne yazık ki yıllar yılı hayal sattılar ve ne acı ki satılan her hayal alıcı buldu, müşterisi oldu.
Bugünde benzer bir durumu yaşıyoruz. Hafif raylı sistem sorunu ilk günlerde konuşuldu ve artık gündemden düştü.
31 mart seçiminin hemen önünde seçim vaadi ve seçim sonrası kısa süreli gündem, ardından yerinde yeller esiyor.
O kadar alıştırıldık ki bizlerde konuşmaz olduk. Nasılsa yapılmayacağını biliyoruz ya konuşmaktan da vaz geçtik.
Bizi de kendilerine benzettiler, teslimiyet içerisinde davranış sergiler olduk.
Oysaki mücadeleye inanırız, bu sayede kazanım elde edileceğini biliriz. Biliriz ki verilen haklı mücadele sonucunu alır ancak alıştırıldık.
Ezberlettirilmiş çaresizlik.