Hata kelimesi anlam itibari ile yanılmadan doğan durum, bilmeyerek veya istemeden yapılan yanlışlık olarak ifade edilmektedir.
Yanlış ise bir gerçeğe, ilkeye uymama durumunu ifade etmektedir.
Kasıt ise bilerek, isteyerek anlamını taşımaktadır.
Şimdi siyaset sahnesinde yapılan açıklamalara bir dönüp bakın.
Hangisi yanlış, hangisi hata? Hangisi kasıtlı yanlışlık?
Bu farklar önemlidir çünkü her hafta yazdığım toplumun algısına vurgu yapmak adına yapılmaktadır.
Zamların CHP tarafından yapılması açıklamaları ve haberleri kasıtlı bir yanlıştır.
Enflasyon hesaplama metotları, seçilen ürünler kasıtlı bir yanlıştır.
Enflasyon hesabında %7 %1’in 7 katı demek ile %48 açıklanan enflasyonumuzu kıyaslamak ve diğerini çok göstermek bile isteye kasıtlı bir yanlıştır.
Bunu televizyon karşısında yapmak ise tamamen toplum için bir algının parçasıdır.
Nasıl olur da bu kadar net bir şekilde kasıtlı yanlışlık yapıldığını söyleyebiliriz?
2 seçeneğimiz var.
- Seçenek; ülkemizi yöneten insanların basit, temel matematik hesabından haberi ve bilgisi yok. Çevresinde bu konuda bilgi verebilecek bir danışmanı yok.
- Seçenek; yapılan hatalarını kasıtlı yanlışlarla düzeltmek için zaman istiyorlar.
1.seçeneğe inanmak istemiyorum çünkü eğer öyleyse bugünlere iyi gelmişiz…
Şimdi neden sürekli ehliyet, liyakat dediğimi anlıyor musunuz? İnsanları aptal görerek yaptığınız konuşmaları bırakın. Sadakatten bahseden sizler gemi çatırdadığı anda kayboluyorsunuz, kaybolacaksınız. Çünkü sizin asıl sebebiniz sadakatiniz, dava inancınız değil. Tek derdiniz dünyaya bir kazık daha çakmak, zenginliğinizi arttırmak…
Aynı şeyleri muhalefet içinde söylemekten çekinmiyorum. Koltuk işgalinden başka bir şey değil. Mantıklı önerileri son derece sığ ve zayıf. Yapılan açıklamalar öneriden yoksun sadece bağırmak çağırmak üzere. + ve – kutup gibiler. Hiç farkları yok. Hatta koltukları korumak için bu gerileme ihtiyaçları bile var.
Gerçi ne bekliyoruz ki. Beşeri sistem işte.
Beşer şaşıyor…