Hayat ileri doğru yaşanan ve geriye bakarak anlaşılan bir olgu. Yaşadığımız olayları ileriye bakarak değerlendirmek de mümkün geriye bakarak da…
Ülkemizin seçim atmosferine girdiği şu günlerde dünyanın çeşitli yerlerinde hem de devlet eliyle Kutsal Kitabımıza sistematik bir saldırı oluyor. Bu saldırıları ileriye doğru bakarak da yorumlayabilirsiniz, geriye doğru bakarak da…
Gazetecilikteki 5N1K gibi düşünün.
Olayların anlaşılması aslında bu şekilde daha kolay oluyor. İlk soru olarak “Ne oldu?” diyelim. “Kur’an’a saldırı yapıldı.” Cevabı yorumlamadan, olduğu gibi verelim.
Nasıl oldu? “ Polis nezaretinde!”
Nerede oldu? “Türk Büyük Elçiliği önünde ve Cami önünde.”
Ne zaman oldu? “Cuma çıkışı!”
Kim yaptı? “İsimleri açık kişiler!”
Neden yaptı!
İşte bu sorunun yanıtına kadar her şeyde uzlaşıyoruz. Ama “Neden yaptı” sorusunun yanıtı bizde yok!
Bu soruyu yanıtlayabilmek için olaya bakmak, geleceğe bakmak ya da geçmişe bakmak gerek. Üçüne aynı anda bakabilen kimse de yok bu arada…
Olay basit bir sapkın tarafından gerçekleştirilse yani delinin biri Kur’an yakacak olsa… Devlet makamından izin alır mı? Delidir en nihayetinde. Din tanımayan devlet tanır mı? Allah’tan korkmayan devletten mi korkacak!
Demek ki bu kişiler deli değil. Aynı anda birden fazla ülkede birden fazla kişi bu fiili gerçekleştirdiğine göre bu kişiler aslında bir şekilde organize de oluyor. Devletleri tarafından da korunuyor…
Aynı şekilde birileri bir başka kutsal kitap Tevrat yakmak istediklerinde aynı devletler tepki gösteriyor ve müsaade etmiyor.
Şimdi gelelim başta sorduğumuz soruya…
Bu olayı geçmişe bakarak mı değerlendireceğiz yoksa geleceğe bakarak mı? Yani bu olay bir şeylerin etkisinde mi oldu yoksa bir şeyleri etkileme amacına yönelik mi yapılıyor?
Daha açık soralım: Bu olay kendini medeni gösterenlerin, geçmişteki yaşadıkları acı tecrübelerin sonucu mu yoksa bize bir acı yaşatmak için sebep mi olmaya çalışıyorlar?
Geçmişte atalarının düzenlediği haçlı seferlerinde elde ettikleri mağlubiyetlerin ve İslam’ın mutlak galibiyetlerinin intikamını mı alıyorlar yoksa önümüzdeki dönem Türkiye’de yapılacak olan seçimlerde bir taraf mı olmaya çalışıyorlar?
Eğer ilki değilse, ikincisinin de bir önemi kalmıyor. Yani bu adamlar geçmişte yaşadıklarından etkilenmeseler geleceğimizin şekillenmesi ile de ilgilenmezler. Demek ki kuyruk acıları kesinlikle var!
Peki gelecekle ilgili yani önümüzdeki genel seçim ile ilgili bir eylemse bu…
Kimin yanında kimin karşısında?
Kur’an, Türkiye’de kimin tekelinde? Kur’an’a saldırarak Türkiye’deki seçimleri nasıl etkileyebilirsiniz? Türkiye’de din düşmanı parti mi var?
Olayları olgulardan bağımsız değerlendiremezsiniz? Doğru soruları sormazsanız doğru yanıtlara ulaşamazsınız!
Kur’an yakma eylemi dünden etkilenerek bugün yaşanan ve geleceği etkileme amacı taşıyan bir fiildir. Geleceği ne şekilde etkilemek isterse istesin Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Bin Kur’an yakılsa da gönüllerde yanan iman ateşine engel değildir.
O nedenle galeyana gelmeden ama tedbiri de elden bırakmadan doğru ve akılcı düşünme zamanıdır.
Müslüman aklını en çok kullanan kişidir.
