Son günlerde yaşanan elim trafik kazalarına ilişkin haberler alıyor ve üzerinde durmaya alışıyorum. İhmal neticesi yaşandığı için ve eksik sorumluluk hassasiyet sergilendiği içinde bir şeyler yazma ihtiyacı hissediyorum.

Malum geçen hafta yazmıştım, doğal gaz işlemleri için kazılan yollar ve ardından tamiratı yapılmadığından bahisle yaşanan trafik kazası ve ölüm haberi. Ferizli ilçesi Sinanoğlu mahallesinde yaşanan elim kazada genç yaşta Hüseyin Baytar, hayatını yitirmişti. Kazaya sebep ise maalesef kazılan yolların tamiratının yapılmaması yani ihmal.

Bu kez şehir merkezinden bir kaza haberi geldi. Donatım mevkiinde tren geçidi ve kaza. Genç yaşta bir kızımız kapalı olan bariyerlere rağmen elektrikli scooterle geçmeye çalışırken, yolcu treninin çarpması sonucu olay yerinde yaşamını yitirdi.

Hacer Ölmez, genç yaşta ve elim bir kaza sonucu yaşamını yitirdi. Yıllardan beri söylenir gelir, şehir merkezinde bulunan rayların yer altına alınması gerekliliği, bu hususta sürekli hatırlatmalarda bulunulur çeşitli dönemler.

Şehri birkaç yerden bölen raylar hem trafik akışını olumsuz etkilemekte hem de böylesi ölümlü kazalar yaşanmakta. Hacer, kardeşimiz kaçıncı kaza bilemiyorum.

Bir dönem yanlış hatırlamıyorsam, Büyükşehir belediye başkanı Zeki Toçoğlu dönemi olsa gerek tren raylarının yer altına alınacağı söylenmiş hatta projelendirme çalışmalarından söz edilmişti. Akıbet her işimizde olduğu gibi günü kurtarmak ve geçiştirmek.

Son yılların sıradan alışkanlığı, sözü söyle nasılsa takip edeni ve hesap soranı yok.

Gerçi şöylede bir tehlike var, ne zaman tren ve ray sorunu gündeme gelse Gar binasının taşınması fikri ilk akla gelen oluyor. Yıllar yılı gereksiz sürdürülen bir tartışmadır, kimi zaman Mithatpaşa’ya kimi zamanda Arifiye’ye taşınma fikri ortaya atılır.

Her iki öneride yanlış oysa ki gelişmiş batı toplumları başta olmak üzere Gar binaları şehir merkezlerinde olur. Sorunu çözmek için bir yanlışı yapmak değil doğru olanı hayata geçirmek olmalı. O da hiç kuşku yok ki rayların yer altına alınmasıdır. Tüm dünya bu sorun un üstesinden bu sayede gelmiş, çok uzağa gitmeye gerek yok gidin Eskişehir’i inceleyin göreceksiniz.

Sorunu halı altına süpürmemiş rayları yer altına almışlar. Orada olan burada niçin olmaz. İnsan yaşamı orada değerli de burada değersiz mi?

Kuşkusuz değil tabi, tek fark kararlı davranarak sorumluluk üstlenerek sorunu çözüyorlar. Bizde tam da eksik olan bu, kararlılık ve devamlılık yok maalesef. Sorunlar hep öteleniyor.

Asfalt nasılsa olur acelesi ne deniyor, kazalarda kaçınılmaz oluyor ve ölümlerle yüzleşiyoruz.

Benzeri durumda rayların yer altına alınması meselesinde yaşanıyor, yıllarca konuşuyoruz sonuç bugün geldiğimiz nokta.

Bu elim kaza vesilesi ile yine konuşacağız ancak yine unutulacak ne zamana kadar bir başka kaza yaşayacağımız ana kadar maalesef.

Ölümle neticelenen kazalardan da ders almayı bilmiyorsak nasıl olacak ta kendimize geleceğiz. Artık yeter demeli basit ihmallere son vermeli. Canlar gidiyor, ocaklara ateşler düşüyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor belki ama feryadı çok uzaklardan duyuluyor. Gelecek planları olan genç yaşları toprağa veriyoruz.

Dur demeli artık…

Çözüme ulaşmak zor geliyorsa mevcut durumu iyileştirin ve hemzemin geçitlerdeki güvenlik önlemlerini artırın. Görsel ve sesli uyarı sistemleri kullanın. Teknolojinin gelişmişliği hat safhada iken bariyerler nasıl insanları geçişine müsaade edecek şekilde olur.

Kendi reklamlarınızı yaptığınız ışıklı bilboardlardan hemzemin geçitlere görsel ve sesli uyarı yapsanız nasıl olur acaba.

Bu can kayıpların veballeri ağır olur…