Bizim gazetede ilginç bir açıklama vardı, okuyunca nerede yaşıyoruz ne oluyor acaba demeden kendimi alamadım.

“2022’de Ferahlayacağız” diye çarpıcı bir başlık ve sözün sahibi AKP İl başkanı Yunus Tever ve söyleşinin içine girince şaşkınlığım daha arttı.

Tever “küresel krizin etkilerine rağmen ben bu yılın Sakarya’mız ve ülkemiz için başarılı geçtiğini düşünüyorum. 2022 yılında çok geniş bir ferahlamayı hep birlikte göreceğiz” dedi. Birçok ülkenin koronavirüs ve sonrası hayatta kalma mücadelesi verirken, Türkiye bu dönemi yüzde 7,4 büyüme ile geçmiş, Tever’in açıklamaları bu yönde.

Her satırını dikkatle okudum, bir ara acaba şaka yapıyor olabilir mi diye de düşünmedim değil. Büyümeden, istikrardan ve geleceğin çok daha ferahlık içinde tarif etmiş, anlamakta güçlük çektim, ben tarafım da ondan mı değerlendirmeyi tarafgirlik üzerinden yapıyor ve Tever’in anlattıklarını göremiyorum.

Tamam ama ben göremiyorum da benim yaşadığım bölgede Tever’in bu sözlerine inanacak ve ikna olacak kimseyi de bulamadım.

Her gün kapanan iş yerlerini görüyoruz, şehrin hangi bölgesine bakarsanız benzeri manzaraları görmek mümkün. Ya kapanmış işyerleri ya da devren satılık, kiralık tabelaları vitrinleri süslemekte. Diğer taraftan yeni bir personel tanımı doğdu, tek görevi etiket değiştirmek olan personel paylaşımları her alanda görülmekte.

Günlük fiyat artışları yerini saatlik fiyat artışlarına bırakmışken, her gün daha da ağırlaşan piyasa şartlarına rağmen, acaba Tever nerede yaşıyor diye düşünmedim de değil.

Meselenin ilginç tarafı ise bizim yaşadığımız ekonomik daralma ve darboğaz pandemi şartlarının oluşmasının çok daha öncesine dayanır. Merkez rezevlerinin negatife döndüğü, ihtiyaç akçesinin kullanıldığı dönemlerde henüz virüs yoktu.

Bizim yaşadığımız ekonomik küçülme ve daralmanın gerekçesi, pandemi değil kötü yönetim olduğu ve sığ açıklamalar ile günü kurtaramayacağımız kadar derin sorunlar yaşanmakta.

Ucuz ekmek kuyrukları, akaryakıt zammı öncesi oluşan kuyruklar eski Türkiye diye her fırsatta alay ettikleri ve vurguladıkları dönemlere dönüş yaşanmak ta ki bahse konu dönemler ambargoya maruz kaldığımız dönemlerdi.

Bahsettikleri eski Türkiye’de kuyruklar vardı ama ekmek kuyruğu yoktu yurttaşlar mutlu idi. Siyasiler ve siyasi argümalar daha naifti.

Günümüzde çöpten yiyecek arayan yurttaş görmek gayet normal geliyor bizlere.

Seçim sloganlarında söylenen “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” Veciz bir sözümüz vardır, umudum odur ki bu sözü kullanmazlar.

Böylesi vahim ve ağır şartlar altında yaşanırken, İl başkanı Yunus Tever’in çizmeye çalıştığı pembe tabloyu ve aynı rüya aleminde yaşamayı bende isterim, bunun yolu nereden geçiyor umarım başkan bu hususta bir açıklama yapar da, faydalanırız.

Değilse kendisine tavsiyem sadece etrafına bir göz atması ki gerçekle yüzleşecek…