Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) Genel Kurulunda konuşan başkan Sebahattin Karasakal “Toprağa muhtacız. Her fırsatta vurguladığımız çiftçi ürütemezse hepimiz açız” diyerek içinde bulunduğumuz vahim durumu tarif ediyor.

Özellikle Sakarya için durumun değerlendirilmesi daha da vahim, son yıllarda ekilebilir tüm araziler betona feda edildi. Verimli tüm arazileri inşaat rantına kurban edildi ve edilmekte. Yazlık, Aralık mahallesi son yıllarda tüm araziler yapılaşma sayesinde, ekim alanları yok edildi.

Çiftci kongreleri tarımın tartışıldığı ve geleceğinin yol haritasının belirlendiği manifesto niteliğinde olmalıdır.

Ne yazık ki son yılların geleneği ve hastalığı niteliğinde olduğu gibi, sorunların tartışılması ve uyarı niteliğindeki çalışmalardan ziyade listelerde kimin yer alacağı tartışmaları yaşanmakta .

Güçlendirilmiş Sivil Toplum Kuruluşlarına ne zaman ulaşırız ki sorunlarımızdan kurtulmuş oluruz.

Benzeri bir durumda Güneşler mahallesi ve maalesef Dernekkırı bölgesi içinde tehdit konusu olmakta. Hafızamda deri izdir, 1 OSB’nin bulunduğu 1. Sınıf tarım arazileri sanayileşme uğruna heba edilerek, fabrikalar kuruldu. O günlerde şehir ikiye bölünmüştü, Sanayi tesisi kurulması fikri benimsenmiş tarım arazileri değersizleştirilme çabası hakimdi. Sonuç malum, kazanan rant olmuştu.

Özellikli tarım arazilerinin yerine daha verimsiz alanlar sanayi tesislerine dönüştürülse, bugün tarım alanları ve toprak tartışması yaşamazdık.

AKP tüm politikasını beton üzerine kurguladığı için, gelişmeyi ve büyümeyi beton üzerinden değerlendirdiği için kaybedileni maalesef bunca yıl içerisinde göremediler. Birçok değeri bu sayede kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. Her karış ekilir toprağın kıymetini her geçen gün daha anlaşılır oldu.

Son yıllarda yaşanan Pandemi ve beraberinde baş gösteren gıda krizi toprağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha görmemize vesile oldu.

Ekonomik krizin ilk etkilediği sektör çiftçilik olduğu için, kentlere yoğun göç ve arazi bölünmeleri, üretim girdilerinin fazlalığı üretimi bitirme noktasına getirdi.

Tarım için acil teşvik ve tedbirlere ihtiyaç vardır. Ayakta kalabilmek için üretmek lazım ve akabinde fazla üretip pazara hakim olursan dengeler değişir.

Sorunların asıl sahibi olan Çiftci ve Meslek Örgütleri yola koyulmalı ve talan edilen tarım arazilerine dur demeli. Gıdadan yoksun, açlık günlerine hızla ilerliyoruz, felaket bağıra çağıra geliyor aksi halde.

Toprak dağa taşa ekin diyerek te ekilmez, Çiftcinin maliyetlerini düşürmek ve doğru desteklemekle olur.

Gelecek tarımda güçlü olanların hegemonya altında olacak.