Bu gün depremin yıldönümü.
Her yıl anıyor ağıtlar yakıyoruz acılarımızı tazeliyoruz ama yapmamız gerekenlerden uzak duruyoruz.
Kamusal ve bireysel anlamda sorumluluklarımızdan kaçıyoruz.
Yaşadığımız ve unutmaya çalışıp unutamadığımız o büyük acı ve depresyonları tekrar etmemek adına bir şeyler yapılmalı ama maalesef elini taşın altına koyan yok.
Hala hızlı bir şekilde betonlaşma yarışı var. Bu yarış Bilimsellikten uzak kara düzen olarak devam etmekte. Tarım alanları heba edilmeye hızla devam ediliyor.
Kim dur diyecek yurttaşların beton tabutlar satın almasına.
Yaşadığımız o felaketin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen hala önlem alınmamış bir şeyler oluşturulmamış, tekrarlandığında mı aklımız başımıza gelecek.
Şu son 25 yıldır yapılan binalar ne derece bilime uygun ve denetlenmiştir.
Ne yazık ki asrın felaketi diye tarif edilen depremden kalan hasarlı bina stokumuz aradan geçen 25 yıla rağmen henüz oluşturulamadı.
Hasarlı binalarda, okullarda uzun yıllar eğitim verildi. Bugün ne durumdayız, akıbet nedir bilen var mı. 21 Hasarlı okulun varlığından başlayan tartışma, sonrasında yerini hasarsızlığa bırakmıştı.
Bugün görünüyor ki kamunun depreme yönelik bir hazırlığı yok…
Başta büyükşehir olmak üzere alt kademe belediyelerin ne hazırlıkları var.
Şehirde toplanma alanları nerelerdir, bu toplanma alanlarının altyapıları hazır mıdır? Ekipler belli midir?
Şehrin herhangi bir depreme karşı hazırlıkları nelerdir?
Mesela kaç kişilik seyyar mutfak, seyyar tuvalet ve seyyar banyo vardır.
Toplanma alanlarında Enerji ve iletişim için gerekli cihazlar hazır mıdır.
Barınma için gerekli ekipmanlar hazır mıdır? Ve toplanma alanlarına yakın yerde depolan mışmıdır.
Kısacası şehir olarak hazır mıyız? Kendi kendimize yetebilecek seviyede miyiz? Yoksa herhangi bir felaket anında el açıp aman mı dileyeceğiz.
Tekrardan aynı acı ve kayıpları yaşamamak ümidiyle..
Deprem öldürmez binalar öldürür.