Merhaba insanlık,
Çocuk masumiyeti nedir bilir misiniz?
Yapılan hiç bir şeye art niyet değdirmeksizin,
Dışarıdan gelen her türlü saçmalığa rağmen,
Yüreğini bozmaksızın yaşanan bir masumiyettir o.
...
Adana' da,
Küçük bir yavruya yaşatılan o kahredici olaydan sonra,
Aldım kızımı karşıma.
Daha önce de defalarca anlattığım gibi,
Yılmadan,
Üşenmeden yineledim:
"Canım kızım,
Sen müsaade etmedikçe kimse seni öpemez biliyorsun.
Buralar özel bölgelerin ve sen izin vermedikçe kimse dokunamaz.
Böyle bir durumla karşı karşıya kalırsan gelip bizimle paylaşmalısın.
Hatta biz bile sen müsaade etmedikçe sana dokunamayız..."
Diye yaşına uygun,
Anlayabileceği dilde anlatmaya çalıştım.
Dinledi dinledi...
Ve o kadar masum,
Öyle çocuk saflığında bir geri bildirimde bulundu ki;
"Anne,
Evet dokunmasınlar oraya;
Yoksa ellerini yıkamak zorunda kalırlar değil mi!!!"
Onun için çok sıradan bir soruydu belki bu.
Ve onun için tek sorun; Ellerin yıkanmak zorunda kalmasıydı belki o çocuk dünyasında.
Ama benim için,
Hayranlık uyandıran bir masumiyet,
Bu masumiyete karşı dışarıdan gelebilecek tehlikeleri düşününce de,
Koca bir karın ağrısı,
Büyük bir koruma-kollama güdüsü,
Bir korku,
Bir telaş sarmaşığıydı.
...
Ah be insanlık,
Düşünme sakın "ben ne yapabilirim ki?" diye.
Mutlaka senin de yapabileceğin çok şey var.
Bu yavrular için herkes bir ucundan tutup çabalamalı,
Herkes bir şeyler yapmalı.
Şakası yok bu işin,
Ötelemesi,
Ertelenmesi yok;
Artık bir yerlerden başlanmalı.
...
Haydi analar-babalar,
Alın yavrularınızı karşınıza.
Anlatın kimselerin onlara dokunamayacağını.
Böyle bir durumla karşılaştıklarında ise doğrudan size gelmeleri gerektiğini,
Susmamalarını anlatın.
Onlara olan inanç ve güveninizin tam olduğunu,
Her zaman,
Her koşulda onların yanında,
Onların arkasında olduğunuzu anlatın onlara.
Haydi memleketimin değerli öğretmenleri,
Gerekirse her gün derslerinizin 5-10 dakikasını ayırıp bilinçlendirin yavrularımızı.
Hatta aileler için de farkındalık yaratabilecek,
Onları bilgilendirebilecek eğitimler düzenleyin,
Düzenlenebilmesi için seferber olun.
Haydi yurdumun doktorları,
Polisi,
Avukatları,
Hakimi,
Savcısı,
İşçisi,
Mühendisi,
Her kesimden insanı..
Bu konuda mutlaka hepimizin üzerine düşen görevler var.
Ve mutlaka herkesin yapabileceği bir şeyler var.
Hepsinden de öte,
Haydi bakalım memleketimin yöneticileri,
Kurulan "İstismar Komisyonu" neden kurulduğunu unutmadan,
Bir kez daha aynı çirkinlik,
Aynı son bir başka çocuğun kaderi olmadan,
Bir kez daha aynı acıları bir başka aile yaşamadan çözün artık şu kördüğümü.
Haydi insanlık,
Hep birlikte yaşatalım o ÇOCUK MASUMİYETİNİ.
...
"Tüm insanlığın bu ortak amaç uğruna birlik olabilmesi dileği ile..."