Yeni yıla girmemize son birkaç gün kaldı.
Yorulduk, yıprandık, üzüldük.
Gün geldi sevindik.
Uzun bir yıl oldu 2022.
Son günlerde de hala kaos, kaygı devam ediyor.
Ne olacak bu fiyatların hali?
Asgari ücret ne kadar olacak?
Ocakta her şey zamlanır şimdi.
Geçim sıkıntısı, derdi uykularımızı kaçırıyor.
Kadınlar, çocuklar, sokak hayvanları yüreğimizi dağladı.
Çok ağladık, çok üzüldük.
Sarsıldık hatta. Psikolojimiz yerlerde dolaştık insanlar arasında günlerce.
Barınak faciası.
Ahh çocuklarımız.
Her şey o kadar yorucu ki sayfalarca yazı yazılır 2022 için.
Yaşanan tüm olaylar için.
Ama hiçbir şey yokmuşçasına geçen gün bir broşür gördüm iş yerimin kapısında.
“Yılbaşı kutlamayın”
Üstünde yazılı bir sürü ayetle, yılbaşı kutlamanın ne kadar ayıp, hatta dinden çıkarıcı çok büyük bir günah olduğu anlatılıyordu.
Yılbaşı kutlamak kadar olay olmadı, dolmuşta tacize uğrayan üniversite öğrencisi genç kız.
Yılbaşı kutlamak kadar korkutmadı kafasına kürekle vuran masum canların aramızda dolaşması.
Yılbaşı kutlamak kadar endişelendirmedi geçim sıkıntısı.
Yılbaşı kutlamak kadar korkutmadı, çocuklarımızın geleceğinin çalınması, istismara uğraması.
Hiç broşür asılmadı, yaşanan hiçbir şey için.
Derdimiz gerçekten yılbaşı kutlamak mı?
Yaşanmaması gereken bütün çirkinlikleri yaşamamız, Allah’ın “sahip çıkın, onlar benim sessiz kullarım” dediği hayvanlara, çocuklara, gençlere türlü eziyetler çektirmemiz çıkarmıyor dinden.
Yılbaşı kutlamak çıkartıyor!
Yeni yıl heyecanı kimsede yok zaten merak etmeyin.
Ama Anka Kuşu hikayesini bilir misiniz?
Haftaya anlatayım...