“Ayazda Ucuz Et Kuyruğu” Bizim gazetenin manşet haberi. Nazile Akarsu, arkadaşımız yine özel bir habere imza atmış.

Et ve Süt Kurumu mağazası önünde indirimli et alabilmek için vatandaşlar sabah saatlerinde uzun kuyruk oluşturuyor. Ucuz et alabilmek için sabahın ilk saatlerinde sıra numarası almak için uzun kuyruklar oluşturuyorlar.

Nazile Akarsu, yerinde görüntü almış kuyrukta bekleyen vatandaşlarla sohbet etmiş ve haberini oluşturmuş. Sabah ezanında battaniyelerle gelen vatandaşlar önce ucuza et ve kıyma alabilmek için numara alıyorlar, daha sonra da soğuk havada kendilerine sıra gelmesi için bekliyorlar.

Et ve Süt Kurumu’nda 09.00-10.00 saatlerinde et bitiyor. Geç gelen vatandaşlar eli boş geri dönüyorlar.

Akarsu’nun vatandaşlarla yaptığı röportajdan anladığımız ise, piyasaya göre daha ucuz et ve kıyma alabilmek için, sabahın ilk saatlerinde sıra bulabilmek adına nöbet başlıyor. Vatandaş soğukta sıra beklemekten ve ürünlerin kısıtlı olmasından şikayetçi. Yeterli miktarda ürün satışı yapılamadığından çok erken tükeniyor.

Biraz geç kalan ise eli boş dönüyor. Geç kalan dedimse öyle aman aman geç kalmaktan söz etmiyorum. Sabah sırasına 15 dk geç kalan eli boş dönüyor. Kuyruklar ise bir hayli uzun. İnsanlık dramı manzaralar yaşanmakta.

Öyle uçuyoruz kaçıyoruz diye atıp tutmaya benzemiyor. Sözüm her fırsatta ekonominin iyi olduğunu anlatan AKP’li siyasetçilere. Her kademe siyasetçiden benzeri sözleri duyarız. Ekonominin şaha kalktığını, uçup kaçtığını anlatırlar.

Hele şu söz yok mu “Nerden Nereye” naraları kulaklarımızı tırmalayan ses. Sözüm ona eski Türkiye diye bir hikaye üretilir ve bugünlerin çok daha iyi olduğu anlatılmak istenir.

Et ve Süt Kurumu’nda ki manzara ne olduğunu ortaya seriyor. İşte çok övündükleri yeni Türkiye manzaraları. Gün ışımadan yollara koyulan vatandaşlar, 1 kg et alabilmek için sabahın ayazında karda kışta soğukta bu çileyi çekmekte.

Bu mudur uçan kaçan ekonominiz, bu mudur yeni Türkiye manzaralarınız. Bir sabah gidin ve ne durumda olduğumuzu bir görün bakalım. Gidin ve o soğukta sıra bekleyin, vatandaş neler yaşıyor yerinde bir tespit yapın.

Ekonominin gerçek değerlendirmesi ve enflasyon ölçümü o kuyruklarda öğreniliyor.

Sizin anlattığınız Türkiye ile gerçeğinin çok farklı olduğunu göreceksiniz. Dün patates soğan kuyrukları vardı hepimizin bildiği, biz unutmadık sizde unutmayın.

Tarımda hayvancılıkta dışa bağımlı ekonominin bizi getireceği nokta tam da buydu. Kendi kendine yeten tarım ülkesi iken bugün samanı Bulgaristan’dan ithal eder hale geldik. Her kalem tarım ürününü ithal eder durumdayız.

Böyle bir ekonomi politikasının bizi getireceği sonuç kaçınılmazdı, Et ve Süt Kurumu önünde ki kuyruklar uygulanan ekonomi modelinin sonucu. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” iktisat biliminde karşılığı olmayan bir modeli uygulama ısrarının bizi götüreceği sonuç.

Neyse ki seçim yaklaştı umarım bu ekonomi modelinden çıkışımız olur.

Hani o eski Türkiye’de bir hikaye vardı adı Boş Tencere idi.