Genel Yayın Müdürümüz Güven Hasbaş’ın Ters Açı programında bu hafta konuk CHP İl Başkanı Ecevit Keleş’ti.

Keleş’in en dikkat çekici değerlendirmesi deprem oldu. “Depremin üzerinden 20 yıl geçti. Sakarya’dan yöneticiler kentsel dönüşüm alanında bir imza bile atamadılar. Sakarya’nın tabanına yüksek kat yaparsanız, yarın bir gün tabut olur.” Diyerek içinde bulunduğumuz vahim duruma işaret etti.

Her geçen gün farklı farklı bölgelerden deprem haberleri geliyor, dün de Van’da 4.9 şiddetinde deprem yaşandı, her fırsatta kendini hissettiriyor.

Deprem acısını yaşamış biri olarak, üzüntünüzü paylaşıyor geçmiş olsun dileklerimle bir daha böyle bir felaketi yaşamamayı diliyorum.

Deprem öldürmez, ihmal öldürür diye çok veciz bir sözümüz var ve 99 depreminden sonra sıklıkla tekrarlandı. Bizim yaşadığımız asrın felaketi ihmaller sonrası neler yaşandığını gözler önüne serdi.

Kaybedilen bir çok can ihmaller sonrası yaşandığı çok aşikardı, çok katlı yapılar ve depreme uygun inşa edilmeyen yapılar felaketin boyutunu daha arttırdı. Bilinecektir zemin katlarda kesilen kolonlar, düzensiz ve kontrolsüz yapılar, önü alınamaz hal kazanmıştı.

Üzerinden geçen 20 yıla rağmen henüz tam anlamıyla hasarlı binalar stokumuz belirlenmedi, yakın tarihe kadar hasarlı okullar tartışması yaşandı. Önce 21 hasarlı okul varlığından söz eden kamu temsilcileri bir müddet sonra açıklanan bu karardan vazgeçtiler. Zaman içerisinde görüldü ki hasarlı okullarımız varmış.

CHP Sakarya milletvekili Engin Özkoç, Milli Eğitim Bakanına soru önergesi ile konuyu gündeme taşımıştı, İl Başkanı Ecevit Keleş’in kararlı takibi ile hasarlı okullar yıkıldı, yenileri yapıldı yapılmakta.

İnkar edilmek istenen gerçek süreç içerisinde kendini gösterdi.

Önce Büyükşehir Belediye ardından da Adapazarı Belediyesi kentsel dönüşüme ilişkin açıklamalarda bulundular, içinde bulunduğumuz ana kadar atılmış en küçük adım yok maalesef.

Keleş’in her fırsatta dile getirdiği kentsel dönüşüm, bir türlü becerilemeyen ama tehdit gibi ortada duran mezarlık benzeri yapılar.

Kat artışına ilişkin düzenlemeler dile getirilmeye, yurttaşın nabzı tutulmaya çalışılmakta. Keleş’in de işaret ettiği Serdivan’da ki çok katlı yapı. Çifte standart, imar 3 kata kadar denilerek, kendi istedikleri yapılara çok katlı izinler.

Depremle mücadelenin en çarpık örnekleri, bu tarz keyfiyete ait imar düzenlemeleri ile depremle mücadele olmaz. Aksine ağır sonuçlara davetiye çıkarmak olacaktır.

Bu şehrin en önemli sorunudur deprem ve sonuçları. Kentsel dönüşüm asla vazgeçemeyeceğimiz ve siyaset kurumunun üzerinde tutulması gereken, üzerinden rant elde edilemeyecek bir alan.

Ve zamanla yarışıldığı da ortada iken ayak direnmesini anlamak mümkün değil. Uzak durmuyor deprem maalesef bize yakınımıza kadar geldi, felaketin öncü habercisi tarzında hissettiriyor.

Kentsel dönüşümü hayata geçirmek için daha ne bekliyorsunuz.

Artık her şeyden rant elde etmeyi bir tarafa bırakın ve bu şehri beton tabut olmaktan kurtarmanın hesabını yapın.

Deprem Öldürmez, Binalar Öldürür.