Yeni yıl heyecanı vardı tüm dünyada. Pandemi gölgesinde kalan kutlamaların ardından bu sene maddi olanağı olanlar istediği yerde istediği şekilde soluğu aldı.
Zor geçen bir yılı geride bırakıp yeni başlangıçların getirdiği heyecan vardı herkesin üstünde. Günü kutlamak değil belki ama takvim yapraklarının sonunun değişmiş olması dahi psikolojik olarak bir rahatlama veriyor.
Yıl geçti ama 31 Aralık gününden koca bir yıldan arda kalanlar vardı. Enflasyonun artçıları ve yükselip alçalan döviz kurları derken ocak ayına zamlarla başladık. Haber başlıklarında kendine çok fazla yer bulmasa bile ciddi oranda zamlar yapılmaya devam ediyor. Burada üzücü olan tarafın ocak ayı sonu ve şubat ayı itibari ile bu zamların daha da artacağı ve bizleri çok daha fazla yoracağı.
Yorulmaya da alışığız ama sonu gelecekmiş gibi durmuyor. Verilen mesajların sözel olarak kalması, sokakta kendine karşılılık bulamaması, güvensizliğin sürmesi buna etken olarak gösterilebilir.
Çıkan fiyatlar marketlerde inmedi henüz. Tam olarak nasıl bir süreç bizi bekleyecek emin değilim. Kur yazıyı yazdığım saat itibari ile 13.50 civarında seyrediyor. Mevduat hesaplarında kim ne kadar kazanıyor, kimler bundan gelir elde ediyor bilmiyorum. Ama birilerinin kurun %30 oynadığı akşamdan çok fazla kazandığını tahmin etmek zor değil. Sistemin açıklandığı gecenin ertesi günü banka reklamı dönmeye başlamıştı televizyonda. Oynayan aktörün, çeken kameramanın bildiği sistemi önceden bilenlerin neler yaptığını hayal bile edemiyorum. Tabi bunları yazmak ve söylemek beni ve düşüncelerimi muhalif yapıyor. Çünkü bu ülkede herkesin bakış açısında aynı temel problem var. Ya bizdensin ya onlardan.
Yapılan, söylenen konuları eleştirdiğimiz zaman neredeyse vatan haini durumuna düşürülüyoruz. Çünkü daha önce yazılarımda belirttiğim üzere bizlere en kötüsünü gösterip, hatırlatıp daha az kötüsüne razı ediyorlar.
Bu benim hayatta en sevmediğim bakış açılarından biridir. Şükür ve minnet kelimelerinin anlamlarından bu kadar uzak, kötü örneklerle donatılmış gerçeklikten uzak bir bakış açısı.
Toplumun ayrıştırılması daha doğrusu kutuplaştırılmasına çanak tutulmamalıdır. Birleşeceğimiz konu belli ve o hususta ilerlenmesi sağlanmalıdır. İnsanlara kendiniz için bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirmeyiniz efendim.
Yeni yılın ilk yazısından fazla tepki çekmeyelim.
Sağlıcakla kalın…