Yıllar aylar, aylar haftalar, haftalar günler gibi gelip geçiyor. Zaman mefhumu farklı işliyor sanki kendi içerisinde ilerleme kaydettikçe. Yapılacak olan bir sürü çalışma, konuşulacak bir sürü konu, yazılacak, çizilecek çok şey var daha…
Bazen eleştiri bazen öneri ile gelmeye özen göstermekle beraber çoğunlukla bir düşünceden bahsediyorum. Bu düşünceyi her alanda uygulamaya gayret ediyorum. Nedir bu düşünce, bütün eleştirilerin ortak noktası nedir?
İnandığını iddia ettiğin düşünceye ne kadar sahip çıkıyorsun, yaptıkların, söylemlerin o düşünceyi ne kadar iyi yansıtıyor?
Bu soru iyi oldukça aslında benim açımdan eleştiri olabilecek konu sadece kendi değer yargılarımla uyuşmayan yanlarından bahsetmekten ibaret kalıyor.
Yazar ne demek istiyor diyenler için; hedefiniz, güzergahınıza ters olmamalıdır. Çünkü hedef daima güzellik içinde kendi güzergahını da kapsar. Varılacak yer önemlidir. Varılacak olan yere gidilen yol da önemlidir. Hatta o yolu birlikte yürünen diğer yolcuda önemlidir. Hangi iş, hangi düşünce, hangi inanç olursa olsun bu hiç değişmez.
Kast ettiğim sadece bir duygu değil. Günümüz siyaseti, ekonomisi, eğitim sistemleri ve hepsinin problemleri dahil hepsi için bir öz eleştiri. Olayları yorumlarken kullandığım turnusol kağıdı misali.
Hayatınızda olayları değerlendirmek adına hangi gözlüğü taktığınızı belirlemek çok önemlidir. Hatta bu bir eşiktir. Bütün olaylar o gözlük etrafında kurgulanır. Pembe bir filtre ile dünyayı toz pembe görürken, gözlüğe ekleyeceğiniz bir düşünce ile bütün bakış açınız değişebilir.
O gözlük sayesinde sanatı ve sanatçıyı ayırt edebiliriz. Çünkü sanattan sanatçıya gitmektir mesele.
Yeni yılda sanatı değil de sanatçıyı hatırlamak umuduyla.
İyi yıllar dilerim…