Her gün çığ gibi büyüyen elektrik zamları tepkisi biteceğe benzemiyor. Yeni bir akım yaşanıyor, esnaf gelen elektrik faturalarını dükkanlarının camına asıyor, sergiliyor. Tam da yaparsa AKP yapar türünden gelişmeler. Orta yaş denilen virajı da almaktayım, 70’lerin son dönemlerinden itibaren bilir ve izlerim. Siyasete dairde ekonomiye dairde böyle günlere tanıklık etmedim.
Hele ki hiçbir siyasi iktidara nasip olmayacak uzun yıllar ülkeyi yönetmek ve iktidar olmak, AKP elinde bulundurdu. Yani demem o ki süre açısından şikayet edemeyecekleri kadar uzun süredir ülkeyi yönetiyorlar. Bu anlamda mazeretleri olamaz. Dış güçler gibi üretilen efsanelere ise yine AKP Genel Başkanı vaktiyle cevap vermiş. Arşivler sorgulanırsa hangi cevabı verdiği görülür, özetle dış güçler gibi anlamsız mazeretler olamaz türünden açıklamaları var.
Yani bahane edilecek argüman değil, kaldı ki Hazine ve Maliye Bakanı Londra’da kredi ve kaynak arayışlarında günlerdir. Dış güçler denilen adreslerde kaynak aranmakta.
Lozan görüşmelerinde ki şu diyalog geldi aklıma, İsmet İnönü ve Lord Curzon arasında ki “Yarın harap bir memleketi imar etmek için önümüzde diz çökeceksiniz. Bizden yardım istediğiniz zaman, bugün reddettiklerinizi birer birer çıkarıp önünüze koyacağım”
İsmet İnönü’nün o tarihe altın harflerle geçmiş cevabı “Bizim burada istediklerimiz, müstakil, medeni bir devlet olarak onun bütün şartlarını sağlamaktır. Bunu temin edelim, sulh olsun gelirsem size, istediğinizi yaparsınız”
Umarım o günler bugünler değildir, Londra’da yapılan temaslar taa Lozan’da sözü edilen vaziyet değildir. Ve yine umarım Ülkeyi buna mahkum etmemişlerdir, Atalarımızın kemikleri sızlar.
Asıl konumuza dönecek olursak, elektrik zamları öyle bir boyut kazandı ki altından kalkabilmek mümkün değil. Lokanta, Kafe ve Otel faturaları paylaşılmakta ki dehşet verici faturaları görmekteyiz.
Yine yaparsa AKP yapar tarzında bir fatura girdi hayatımıza, Kafe’de çay içmeye gidiyorsunuz önünüze kalacağınız süre için ısıtma bedeli olarak faturanıza ilave edilmiş tutar görüyorsunuz. Tamda mevcut iktidara uygun bir gelişme. Hiçbir dönem yaşamadığımız ve kolay kolay bir daha yaşamayacağımız türden uygulamalara tanıklık ediyoruz maalesef.
Hayat o denli pahalı hale dönüştü ki, Pazar yerlerinde ürünlerin üzerinde etiket yok, ürün bedelinin ne kadar olduğunu sorup öğreniyorsunuz. Bir Pazar tezgahı önünde sordum, niçin yazmıyorsunuz diye cevap çok ilginçti, yazarsak tezgaha kimse yanaşmıyor oldu.
Yani yine bir klasik yaparsa AKP yapar tarzı bir gelişme ve buluş. Esnaf etikete ürün bedelini yazamıyor ki müşteri kaçmasın, “Nerden Nereye” daha nelere tanıklık edeceğiz. Ezber bozan akla gelmeyecek neler yaşayacağız daha.
Asgari ücretin zamlı hali çalışanın cebine girmeden eridi, ekmek başta olmak üzere temel gıda ürünlerine gelen zamlar düşünüldüğünde yoksul yurttaş sayısı tarihin görülmedik sayılarına ulaştı. Daha zor günler bekliyor bizleri, kaynaklar tükendi. Borcu borç ile ödemeye çalışıyoruz.
Üretmeyen toplumların değerli kaynakları mevcutta yoksa bu gibi durumlarla karşılaşmaları kaçınılmazdır.
Fırınlarda yazılan Askıda Ekmek adedi diğer sektörlere de sirayet edecek gibi görünüyor.
Biz güçlü bir ülkeyiz elbirliği , Adalet ve Hakça hareket edersek düştüğümüz bu zorlu süreçten kurtulmamız içten bile değil. Yeter ki inanalım ve arzu edelim.
Elbet bir gün Güneş yurdumuzun üzerine tüm çıplaklığı ile doğacaktır.