Yanlış kardeşim yanlış. Yanlışa, yanlış demelisin, kim ne amaçla yapıyor olursa olsun, neye hizmet ettiğinin önemi yok.

“Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz şeytandır”

Sözümün muhatabı, CHP kongrelerinde birinci derece yakınlarından başlayarak, eş, dost, akraba grubundan oluşan delege listelerine ses çıkarmayanlara.

Ya da maksadından kaydırıp, itiraz başkalaştırma çabasında olanlara.

Yanlış olan ne; ilçe başkanı eşini il delegesi yapıyor, yakın akrabalarını delege yapıyor, birinci derece yakınlarından başlayarak, aile fertleri delege yapılıyor.

Bu örnekleri arttırmak mümkün, bilinmedik bir durum değil. Her partilinin farkında olduğu bir durum, Serdivan İlçesi, Adapazarı İlçesi başta olmak üzere maalesef böyle bir tablo çıktı ortaya.

Hele ki Arifiye ilçe kongre öncesi, tedbirli disiplin sevkleri gölgesinde yapılan ilçe kongresi..

Söylemeye çalıştığım ise; parti içi demokrasi ve hukuk işletemezsek nasıl sonuç alacağız. Toplumu nasıl dönüştüreceğiz, yol arkadaşlarımıza yaptığımız hukuksuzluğu nasıl anlatacağız.

Olmaz böyle bir şey, bunu yapmayın diyorum. Yapmayın, parti içi yarışın kuralları var, demokrasi işletilmeli.

İşletmezseniz, kendi yol arkadaşlarınıza uygun gördüğünüz bu davranış biçimi yarın önünüze çıkacaktır.

İtirazın bir bölümü bunu yapan, bu anlayışı legal gören yönetim kadrolarına. Parti içi kongreleri kazanabilme adına yapılmakta olan bu uygulamalar.

Birinci derece yakınlarınızı il delegesi yaparak kongre kazanabilirsiniz, buna itirazım yok. Kazanıyorsunuz da bunu görüyoruz. Son yıllarda kongreleri kazandınız, kazanıyorsunuz da.

Sonuç ne; Sakarya’da başarıdan söz etmek mümkün mü. Milletvekili sayısı bir, var mı değişim. Tek milletvekili sayısı ile yetiniliyor. Hele ki 31 Mart 2024 seçimlerinde ülkenin birinci partisi olundu, yıllar yılı alınamayan hatta kurulduğundan itibaren kazanılmayan belediyeler kazanıldı.

Ülkenin önemli büyük bölümü kırmızıya boyandı, en zor seçim çevrelerinde kazanılan belediyeler var.

Bizde durum ne; Sapanca Belediyesi dışında kazanılan belediye yok. CHP’nin mevcut yönetici kadroları meclis üye sayısı ile övünür haldeler. Ortada net bir başarısızlık var, kayıp var…

Siyasetin ölçeği sandıktır, sandıktan çıkan sonuç başarı karnenizi ortaya koyar.

31 Mart 2024 seçimlerinin sonucu çok açık başarısız bir tablodur, bunun tartışılacak bir tarafı yok. Sebepleri üzerinden yürütülecek tartışma olmalı.

Böyle bir tablo ortada iken, ilçe seçimleri ve ortaya çıkan delege listeleri.

Sağduyulu parti mensubunun bu duruma itiraz etmemiş olması ikinci yanılgı olsa gerek. Bu gidişe nasıl itiraz etmezsiniz. Bu anlayış ile yönetilmekte yıllar yılı, alınan sonuç ortada.

Karşı tarafı hep ötekileştiriyor diye eleştirirken, niye daha fazlası yapılmakta.

Bir milletvekili ile yetinmek, tek belediye başkanlığı ile yetinmek.

Her seçim gününün klasiği olan sandıklarda görevli bulamamak, boş sandıklar ile seçim yapmak.

Delege tespitini eşinizden, babanızdan, kardeşinizden, kayınvalidenizden yaparsanız, sandık görevlisi de bulamazsınız.

Sandık güvenliğinizi sağlayamadığınız gibi seçim çalışmalarını da parti tabanına yayamazsınız.

Meselenin özeti; il delegesi marifetiniz parti içi seçimleri almak için yeterli, geçmiş örnekler bunu gösteriyor.

Kendi yakınlarınız bunu size sağlıyor ancak bu durum milletvekili size seçtirmiyor, belediye başkanı size seçtirmiyor.

Zaten Sakarya’da az sayıda seçmenin var iken bu tür aksiyonlar neden?

Bütünlüğü kaybettiğiniz her çalışma size kaybettiriyor. Bir milletvekili sayısı yeterli diyorsanız o başka. Tüm ülkede belediyeler kazanılırken, bir tek Sapanca Belediyesi ile yetinmek durumunda kalırsınız.

Böyle devam ederseniz yetindiklerinizi de kaybedersiniz.

Parti içi hukuk ve parti içi demokrasi doğru işletilmeli…