Yine garip bir seçim yaşadık, sonuçları itibariyle sürpriz denilebilir. Seçim bitti sonuçtan memnun olan nerede ise kimse yok, durumdan herkes şikayetçi. Kim verdi o zaman bu oyları anlamak mümkün değil.
Geleceğe dair her kesim karamsar, son dönem yaşanan ekonomik gelişmelerin etkisi şiddetini artırarak devam ediyor. Krediler kapalı, deyim yerinde ise yaprak kımıldamıyor.
Yakın gelecek adına durumun daha da vahim olacağı öngörülmekte. Sözün özü bizi zor günler bekliyor. Enflasyon canavarı üçlü hanelere doğru gidiyor maalesef, TUİK verileri de artık insanımızı avutmuyor.
Böylesi acımasız bir ortamda yeni dönem milletvekilleri görevlerine başlayacaklar. Özellikle iktidar milletvekillerini zor günler bekliyor, dertlerin asıl sorumlusu ve çözüm adresi olacaklar. Bundan sonrası onlar için hakikaten zor geçecek.
Yirmi bir yıllık iktidarın mensupları ve yaşanılan her zorluğun tek adresiler.
Açlık ve yoksulluk rakamları açıklandı, belirlenen rakamlara göre sanırım nüfusun önemli oranı yoksulluk sınırı altında yaşamakta. Türk-İş verilerine göre yoksulluk sınırı 33 bin 752 TL olarak açıklandı.
Düşününüz kamu çalışanlarının nerede ise tamamı yoksulluk sınırı altında yaşam sürmekte. En temel ihtiyaçlarını gideremez haldeler, bu durumda kime ne anlatır ve görev yaparsınız.
Hakikaten işleri oldukça zor iktidar milletvekillerinin. Bunu anlatabilmek nerede ise imkansız, görelim bakalım neler olacak.
AKP birinci sıra adayı Lütfü Bayraktar, milletvekili seçilmesini takiben FİSKO Birlikte bulunan görevine devam edeceğini açıklamış. İki görevi birlikte yürütecek anlaşılan. Hangi gerekçe ile bunu yapacak bilemiyorum, yasal mevzuat buna izin veriyor mu?
Geçmişte aklımda kalan bir gelişme vardı, Fizik öğretmeni ücret almaksızın derslere girmek istemişti. Hem boş olan günlerini değerlendirmek ve hem de öğretmen eksikliğinden boş geçen derslere katkı koymak kastındaydı.
Ancak dönemin Meclis Başkanlığı yönetimi buna izin vermemişti.
Bayraktar, ücret geliri elde ediyor mu bilemiyorum ama ya da Meclis Başkanlığından alınmış izni var mı. Görevi bırakmak istememesini anlamış değilim. Bayraktar, olmazsa FİSKO görevini yapamayacak mı?
Bir koltukta kaç karpuz taşınır. Son dönem siyaset alışkanlığı birçok alanda üstlenilen görevler. Bayraktar’da bu geleneğe ayak uydurarak başlıyor anlaşılan.
Şimdi görev zamanı ve onlarca sorun beklemekte. Sorun yumağı dense abartılmaz, eksikliklerle dolu bir şehirde yaşıyoruz. Seçmen her ne olursa olsun kredi tanıyor ve nasılsa seçiliyoruz derseniz yanılabilirsiniz. Doğru Sakarya seçmeni her şart altında size destek oldu, bu her daim olacak anlamına gelmez.
Geçinemiyorum, açlık sınırı altında gelirim var diyebilir.
Bir an gelir nerede benim raylı sistemim diye soru verir, yıllarca sözünü verdiniz niçin tutmuyorsunuz diye sorgulayabilir.
Deprem güvenliğim niçin sağlanmadı, yaşam kalitem artırılmadı. Kentsel dönüşümü niçin beceremediniz diye sorgulayabilir.
Bu türden soruları artırmak mümkün.
Zor günler bekliyor, yarın daha da zor olacak. Siz siz olun dersinize çalışmadan sokağa çıkmayın, mutlaka çözüm gösterin. Somut adımlar atılmış olsun, sarf edilen sözün artık karşılığı olmayacaktır, biliniz.