....
"Balıkçı, denizin uyanma vaktini hiç kaçırmamıştı.
Her sabah üzerine güneş doğmadan kalkar bir çay bardağı dolusu zeytinyağı içer, balıkçı barınağına doğru yola koyulurdu.
Yıllardır değişmezdi bu durum.
Kasabanın, yüz yaşını aşmış sağlıklı yaşlılarından öğrenmişti aç karnına zeytinyağı içmeyi.
Zamanın, kendi bedenleri gibi yamru yumru kıldığı gövdelerine rağmen asırlardır meyve vermeye devam eden ağaçların zeytinini sıkan büyüklerden...
Ege' nin sağlık sırrı buydu".
....
Zülfü LİVANELİ' nin,
Balıkçı ve Oğlu kitabından alıntıdır,
Doğal bir reçete gibi bizlerle buluşturulmuş,
Buram buram sağlık kokan yukarıdaki satırlar.
Tesadüf bu ya;
Tam da zeytin ağaçlarının gündeme geldiği hafta başlamıştım bu kitabı okumaya.
Bazen bir şeyi anlatabilmek için sayfa sayfa yazmaya,
Anlayabilmek için de sayfa sayfa okumaya gerek yoktur.
Sadece yaşanmışlıklar,
Sadece bir kaç satır bile tek başına o kadar çok şey anlatabilir ki anlamak isteyene aslında.
Yaradanın,
Doğayla birlikte biz insanlara sunmuş olduğu şifa kaynaklarına,
O güzelim nimetlere,
O nimetlerle gelen sağlığa karşı,
Madenin tercih edilmesi haberlerini okudukça,
Köklerinden kesip kesip attılar sanki benim de yüreğimi.
Dünya literatüründe dahi ölümsüz ağaç olarak adlandırılan zeytin ağacına kıymak!..
....
Bugün,
Yaklaşık 1660 yaşında olup da,
İnsanlara faydalı olmak adına üretebilen kaç canlı var yeryüzünde acaba!!!
Düşünün;
Manisa Kırkağaç' daki 1660' lık zeytin ağacımız,
Hâlâ meyvesini vererek,
Zeytinlerini biz insanlarla paylaşan,
Dünyanın en yaşlı anıt zeytin ağacı.
Sunduğu zeytinlerden elde edilen litrelerce zeytinyağı da,
Şifasıyla geliyor sofralarımıza.
Daha da ne yapsın bu koca ağaç,
Hak ettiği değeri görebilmek,
Yitirdiği saygınlığı tekrar kazanabilmek adına acaba!!!
....
Madem unutuyoruz zeytinin,
Zeytinyağının kıymetini insanoğlu olarak zamanla,
O halde hatırlatalım,
Hatırlayalım ara ara.
....
*Zeytin,
• Sindirimi kolaylaştırır.
• Saç, cilt ve tırnak için besleyicidir.
• Kanseri önler.
• Uzun süre tok tutar.
• Kalp sağlığını korur.
• Vücut gelişimine destek olur.
• Kan yapar.
....
*Zeytin Yağı,
- Metabolizmayı hızlandırır.
- Kilo verdirir.
- Sindirim sistemine yararlıdır.
- Kalp sağlığında etkilidir.
- Cilt sağlığını korur.
- Enflamasyonu engeller.
- Kolesterol düzeyini azaltır.
- Yaşlanmayı geciktirir.
- Kanser karşı savaşır.
- Hücre duvarlarını
kuvvetlendirir.
- Meme kanserini engeller.
- Hipertansiyondan korur.
....
*Zeytinyağının Mideye Faydaları Nelerdir?
- Mide yağ asidi dengelenir.
- Ağrı ve yanmalarının hafiflemesine yardımcıdır.
- Mide yaraları sonucu oluşan hasarlı dokuların yenilenmesini sağlar.
- Mide ve sindirim yollarını rahatlatır.
- Zeytinyağından alınan enerji ile gün içinde yağ yakımı
yaşanır.
....
*Zeytinyağının Saça Faydaları Nelerdir?
- Kepeği yok eder.
- Saç köklerini güçlendirir ve saça parlaklık kazandırır.
- Saçın kolay şekil almasını sağlar.
- Saçın hızlı uzamasını sağlar.
- Saç derisini güçlendirir.
....
*Zeytinyağının Cilde Faydaları Nelerdir?
- Güneşin zararlı etkileriyle birlikte meydana gelen lekeleri ortadan kaldırır.
- Cildi yumuşatır.
- Sivilce tedavisine doğal çözümdür.
- Makyaj kalıntılarını temizler.
- Gözaltı şişliklerini azaltır.
- Gözeneklerin tıkanma sorununu ortadan kaldırır.
- Nemlendirme özelliği vardır.
- Dudak kuruluğuna doğal çözümdür.
- Ayakların dinlenmesini ve ter probleminin ortadan kalkmasını sağlar.
- Erken yaşlanmayı yok eder.
- Cilt kanserine yol açabilen ışınların etkilerini azaltır.
....
Şimdi,
Tüm bunları bile bile,
Gönlümüz rahat edebilecek mi o müthiş nimetin köklerinden kesilmesine.
Yani bir yerde,
Göz göre göre kendi ayağına sıkıp,
"Ben artık yürümek istemiyorum" demektir zeytin ağaçlarına kıymak.
Hele de böylesi bir dönemde,
Zeytin ağaçlarından vazgeçmek,
Onları kesip atmak,
Kendi kendine yetebilmenin,
Kendinden sonra da başkalarına yetebilmenin önünü kesip atmaktır aynı zamanda.
....
Konu büyümekse,
Konu güçlenmekse,
Konu üretmekse,
Konu kendi kendine yetebilir hâle gelmekse,
Konu dışa bağımlılığın önüne geçebilmekse eğer,
Güçlü olduğun tarafları kesip atmak niye!!!
Konu,
Güçlü olduğun tarafları daha da beslemek üzerine kurulu olmalı sadece ve sadece.
Ve konu Allah' a inanmaksa şayet,
O' nun mucizelerine ve doğayla birlikte O' nun biz insanoğluna sunmuş olduğu tüm şifa kaynaklarına da inanmak olmalı bence.
....
' "Susadığınız zaman,
Kuyu kazmak için çok geçtir".
Susuzluktan ölme noktasına gelmeyi beklemeden harekete geçebilmek dileğiyle...'