Değerli okurlar yazılı ve görsel basında defalarca kadına şiddet haberlerine rast geliyoruz. Sanıyoruz ki o başkasının hikayesi benim başıma gelmez. Aslında bende bu hafta size daha neşeli bir yazı sunmayı düşünmüştüm ama bu yazıyı önceliğe almak durumunda hissettim. Neden durmuyor, durdurulamıyor, pek çok nedeni var. Kadını ikincil vatandaş konumunda gören, bu bizim ananemizde böyle deyip kadının yeri mutfak, annelik ve ev diyen man zihniyet durdurulmadığı sürece akan kan durmaz. Peki bu nasıl durur? Maalesef son yıllarda kadının sadece annelik fonksiyonuyla ele alındığı, erkeğe emanet edilmiş himayelenmesi gereken zayıf varlık algısı işlenen sistem değişmelidir.

Bu sistemde büyüyen, eğitilen erkeklerin kardeş, teyze, hala, yeğen, torun, anne, eş, evlat vs. birey kadına bakış açısı onu sadece kendi kararlarının uygulamakla mükellef kadın:meta algısıyla görmesine şaşmamak gerekir. Gelelim yasalarımıza, erkeklerin ayağına şiddet mağduru kadına 100 m.den fazla yaklaştığında emniyete sinyal gönderen elektronik kelepçe dahi takıldı. Ama maalesef bunu dahi M.Ö tunç çağından kalan neandertal zihniyetteki erkekler kırdı ve yine gidip kadınlarımızın canını aldı. Kadın evden hiç çıkmasa dahi balkondan tırmanarak eve girip yine kadını öldüren Tv haberleri gördük. O zaman sanığa önlem alınırken mağdurun eli neden güçlendirilmiyor. Neden kadın saklanmak zorunda? Kimlik değiştirme, şehir değiştirme hatta estetikle yüzü değiştirme desteği verilen kadına neden nefsi müdafaada kendini savunabileceği done ve eğitimler verilmiyor. Örneğin her şehirde, ilçede yakın dövüş kursları ve savunma sanatları öğretilebilir. Bunlar ücretsiz devlet destekli olmalıdır. Böylece mağdur kadın her an köşe başında kendini bekleyen saldırgana karşı azda olsa bir bariyer ve hayati riski minimalize edecek avantaja sahip olur. Şiddete uğrayan ve uğrama ihtimali olan, koruma kararı olan kadınların en basitinden biber gazı taşımasına olanak sağlanmalıdır. Bu fikirlerime uçuk bakanlar şu sözün üzerinde düşünsünler. “Ölümden daha beteri, her an ölümü beklemektir”.

Buradan kadınlarımıza özellikle belirtmek istediğim hususlar var. Sosyal medya veya güncel hayatta ne yapmış yada yaşamış olursanız olun saklamayın, korkmayın ve kimsenin size tehdit ve şantajla istemediğiniz şeyler yapmasına yada yaptırmasına göz yummayın. Bugün devletimizin şiddeti önlemeye dayalı güçlü yasaları ile korunuyorsunuz. Tek tuşla yardım isteme KADES uygulaması telefon ekranlarınızda sizler içindir. Gerekirse kadın sığınma evlerine yerleştirilebilirsiniz. Saklamayın, saklanmayın, korkmayın, susmayın! Ayrıca şunu da unutmayın “En büyük hata; o hatadan dönemeyeceğini sanmandır” Bu makalemin kadına şiddette farkındalık katması temennisiyle psikolojik ve fiziksel şiddetin olmağı güzel yarınlarda bir nebzede katkımız olması dileğiyle.